11:32   CHP’LI DOĞAN ŞANLı’DAN BAYRAM MESAJı   10:47   CHP’LI AKAR’DAN BAYRAM MESAJı   10:16   CHP’LI İNAN KOÇ’TAN BAYRAM MESAJı   10:02   CHP’LI GÜLŞAH YıLDıRıM GENÇ’TEN BAYRAM MESAJı   09:30   CHP’LI MECLIS ÜYESI TOKEL’DEN BAYRAM MESAJı   05:22   CHP’LI VEKIL ALPAY ANTMEN’DEN BAYRAM MESAJı   05:01   CHP’LI SERVET GÜLENAY’DAN BAYRAM MESAJı   02:57   CHP’LI ALPTEKIN ESER’DEN BAYRAM MESAJı   02:29   CHP’LI ÖNAL ÖZDEMIR’DEN BAYRAM MESAJı   01:24   CHP’LI HASAN ÖNAL KURBAN BAYRAMıNı KUTLADı   22:57   CHP’LI DÖNDAŞ’DAN BAYRAM MESAJı   21:07   ŞEFTALI ÜRETICILERI HAREKETE GEÇTI   10:04   ASLAN GÜR’DEN BAYRAM MESAJı    09:55   CHP’LI ALI GALIP ÖZKAN’DAN BAYRAM MESAJı    09:43   VAHAP SEÇER’DEN KURBAN BAYRAMı MESAJı    07:48   BARO BŞK. BILGIN YEŞILBOĞAZ: “DOĞA SOYKıRıMıNA SON VERILMELI”   10:59   SABRI TEKLI KURBAN BAYRAMı’Nı KUTLADı   10:46   ADNAN AKBAŞ KURBAN BAYRAMı’Nı KUTLADı   10:16   MEHMET İZOL KURBAN BAYRAMı’Nı KUTLADı   09:40   FENERBAHÇE, MALATYA’DA YıKıLDı  
 
     
 
 
image

Okunma : 213  Tarih : 16.7.2018  E-Mail : bilgi@mersinerji.com

 
Metehan  ÖZKÜN

Türkiye’de Liderlik Algısı

Liderlik kavramı, 1920’li yıllarda bilime dahil olmuş ve bir çok düşünür tarafından farklı şekillerde yorumlanmıştır. Günümüzde ise hâlâ fikir birliğine varılmış bir tanımı mevcut değildir. Bu kavram zamanla kendi içerisinde kategorilere ayrılmış ve her biri farklı özellikler almıştır. Bunlardan bazıları; Otoriter, Destekleyici, Demokratik ve Katılımcı, Hümanist, Liberal, Karizmatik ve Doğal lider… Türk siyasetinin son döneminde ise “lider algısı” yön değiştirmiş durumdadır. Cumhuriyet tarihinde Mustafa Kemal Atatürk ile başlayan ve 2000’li yılların başına kadar süren “Karizmatik lider” modeli, 2002 yılından itibaren Türk siyasal hayatında içeriğini kaybetmiş ve konumlandırılamamıştır. Karizmatik lider modelinin en önemli özelliği vizyon sahipliğidir ama görüyoruz ki son dönemde, bırakın vizyon sahibi olmayı bu eksikliğin getirdiği negatif ivme ile prestij kaybeden bir ülke konumundayız. O zaman biraz farklı düşünelim. “Demokratikleşme” kavramının çok sık kullanıldığı bu coğrafyada Demokratik ve Katılımcı lider modeli söz konusu mu acaba? “Tabii ki de değil” dediğinizi duyar gibiyim. Çünkü bu liderlik modelinde iki yönlü iletişim maksimum düzeydedir ve lider kontrolü elinde tutmak yerine denetime ağırlık verir. Kararları diğer üyelere danışır, tek başına almaz. Evrensel olarak demokratikleşme ve demokratik lider böyle bir akım ve akıma yol veren kişi iken, ülkemizde bu kavram halka oldukça farklı aktarılmış ve algı farklı yöne kaydırılmıştır. Halkın üzerinde egemen olan, özgürlükleri minimum düzeye çekmeye çalışan, güçler ayrılığını yok sayıp bu güçleri kendisinde toplayan, dikta söylemler ile baskıyı artıran, halkın manevi değerlerini siyasi arenaya araç eden, iletişimi sadece kendi yandaşları kanalıyla yapıp farklı fikirlere algılarını kapatan bir lider modeli düşünelim… Böyle bir modeli liderlik sınıfında kategorize edebilir miyiz? Biat etmeyi kendisine iman sayan kesim için ideal olarak görünene bu model, “birey” olarak evrimini tamamlamış kişilerden oluşan toplumlar için, “kölelik” ile eşdeğer anlama gelmektedir. Ülke olarak, akılcı, kontrollü ve ılımlı politikacıları liderlik vasfından uzak olarak görüyoruz. Çünkü dediğim gibi tam zıddı olan bir lider algısı yaratıldı. İşin en garip tarafı zaman zaman bu sisteme muhalif olanlarda tuzağa düşüyorlar. Her siyasi oluşumun bir lider teması vardır, eğer bunun dışına çıkarsanız yapılan bu yanlış siyasi hamle parti tabanında ayrımlara yol açacaktır. Bu da puan kaybı demektir.. O yüzden oluşumlardaki marjinal yönetimsel değişiklikler her zaman büyük risk taşır. Siyaset Bilimine aykırı bir akım üretme çabası bir gün mutlaka yok olmaya mahkumdur, çünkü isminden de anlaşıldığı gibi siyaset bir bilimdir ve kurallarına uygun bir şekilde sisteme dahil edilmelidir. Bir ülkenin lideri olmak ise; siyasi, ekonomik ve sosyal açıdan milletin yaşam standartını maksimize etmekten geçer ve bunun için realist bir politika izlemesi gerekir. Şeffaf ve realist yönetim anlayışı halk ile olan iletişimi de güçlendirecektir. Bu iletişim olumlu yönde bir enerji

doğuracak, ülke ilk olarak iç politikada ve daha sonra dış politikada pozitif bir ivme kazanacaktır. Türkiye’deki lider algısı ve seviyesi; Mustafa Kemal Atatürk’ün çizmiş olduğu şablon baz alındığı takdirde standartların oldukça üzerindedir. Bu seviye kendisinden sonra gelen bazı liderler için aydınlatıcı bir yol, bazıları içinse ütopya olmuştur. Farklı çerçeveler resmin anlamını değiştiremez, ama esas olan millet olarak ulu önderin eseri olan bu resme en yakışan çerçeveyi seçmek…




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 








 
  FLAŞ HABER
 
  YAZARLAR
 


 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 

 


  SOSYAL MEDYA

 
 

 



 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GİRİŞ SAYFAM YAP SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!
mersinerji.com © Copyright 2017-2018 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz..!

URA MEDYA