21:17   GIYIM MAĞAZASıNıN CAMıNı KıRıP, 80 BIN LIRALıK EŞYA ÇALDıLAR   21:15   GÖKSU DELTASı’NDAKI YANGıN KENDILIĞINDEN SÖNDÜ   21:12   BAŞKAN TARHAN VE MILLETVEKILI ANTMEN ENGELLI ÇOCUKLARLA ZUMBA YAPTı   21:11   MDOB GÖÇMEN ÇOCUKLARıNA ÇOCUK OYUNU İZLETTI    21:07   “AILE ARABULUCULUĞU UYGULAMASı KADıNA ŞIDDETI ARTıRıR”   21:02   CHP’DEN COŞKULU MUT MITINGI   20:27   KıR: “GÖREVIN SÖZÜ OLMAZ”   16:10   KAYSERI BAROSU’NDAN DEV ORGANIZASYON ÇANAKKALE ORATORYOSU’NU FEYZIOĞLU DA İZLEDI   17:34   CHP’DEN MITING HAVASıNDA AÇıLıŞ   13:45   MEZITLI, ÇANAKKALE RUHUYLA YÜRÜDÜ   23:23   DENIZ: TURIZM MERKEZI ANAMUR OLACAK   11:27   SEYIR TERASı AÇıLıŞı TEOMAN KONSERIYLE TAÇLANDıRıLDı   08:08   ‘BIZE ÜSTGEÇIT YAP VAHAP AMCA’   07:58   ÖZYIĞIT: ‘OTISTIK ÇOCUKLARıMıZ İÇIN HEP BIRLIKTE MÜCADELE EDECEĞIZ’   07:29   ESNAFA BAŞKAN SÖZÜ   07:17    BAŞKAN TUNA; “BIZ, ÇANAKKALE GEÇILMEZ DEDIRTEN ATALARıMıZıN EVLATLARıYıZ”   00:58   SERDAR YıLDıZGÖRER: İSLAM KARŞıTLıĞı KÖRÜKLENIYOR   15:56   TUNA’DAN ATATÜRK’ÜN MERSIN’E GELIŞI MESAJı   15:25   "ŞIMDIDEN GÖNÜLLERIN BAŞKANı OLDUK"   12:56   TUNA: "13 İLÇE VE BÜYÜKŞEHIR’I ALACAĞıZ"  
 
     
 
 
image

Okunma : 196  Tarih : 3.11.2018  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Ramazan  Kara.

Kanım Dondu

29 Ekim, bizim için "Dünya'nın En Büyük Bayramı"  Meğer 29 Ekim -aynı zamanda- "Dünya İnme Günü" olarak da kutlanıyormuş.
  "Acaba" diyorum, "Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasını da sağlayan Kurtuluş Savaşı, emperyalist kenelerde inme etkisi yarattığı için mi, özellikle bu gün seçildi?"
  Bu yıl, bir de; -29 Ekim'de- Dünya'nın en büyük hava alanlarından birinin açılışı için İstanbul'da tören vardı.  Yeni hava alanımız, ülkemize ve Dünya'ya hayırlı uğurlu olsun.
  Ancak, Tunceli kırsalında donarak can veren askerlerimizi düşününce "Sanırım bize, çok büyük bir hava alanından önce, her türlü hava koşulunda görüş alanı bulabilecek teknolojiyle donatılmış uçaklar gerek" diye düşündüm.
  Duyarlı bir vatandaş olduğum ve dedelerimden biri, Kurtuluş Savaşı'nda şehit olduğu için ben, Cumhuriyet Bayramı gelecek diye çok mutlu olurdum. Ancak, bu yıl; iki askerimizin yaşamlarını, donarak yitirmesi nedeniyle mutluluğuma hüzün karıştı.
  Milli Savunma Bakanlığı koltuğunda, eski bir genelkurmay başkanı otururken, gerekli önlemler alınsaydı ve böyle bir durum yaşanmasaydı keşke.
  Askerlerimizin başına böyle bir olay geldiği için, adli ve idari soruşturma başlatılmış. Türkiye Büyük Millet Meclis'nde, konunun enine boyuna araştırılması için verilen önergeyse reddedilmiş.
  Oylama sırasında iki partinin milletvekilleri çekimser kalmış. Bana göre, milletvekillerinin çekimser kalma hakkı olmamalı ve çekimser kalan milletvekilinin vekilliği sona ermelidir. 600 milletvekili, 80 milyondan fazla vatanadaş adına, en doğru kararı vermek için seçilmiştir ve  çekimser kalma hakkı yoktur çünkü.
  Bir siyasi partimizin genel başkanı, "Diğer muhalefet partileriyle aynı konum içerisinde bulunmak istemiyoruz" demiş. Bu ne demek acaba?  Siyasi partiler tavrını, diğer partilere göre mi, yoksa ülke gerçekleri ve vatandaşlar için mi belirliyor?
  Üstelik, o partinin milletvekilleri, parlamentoda bile bulunmalarını kabul etmedikleri bir partinin milletvekilleriyle birlikte çekimser oy kullanmış.
  Donma olayından sonra "Görüş alanı kapalıydı" "Yerlerini belirlemekte zorluklar yaşandı" "Olay yerine ulaşıldığı anda, gerekli tıbbi müdahale yapıldı ve en erken zamanda ilgili sağlık kuruluşuna nakil yapıldı" gibi söylemler, beni çok yaralıyor ve "Hangi çağda yaşıyoruz arkadaş?" diye kendi kendime konuşma nedeni oluyor.
  Bir kaç yıl önce, bir siyasi partinin genel başkanı; yerini belirlemekte ve irtibat kurmakta sıkıntı yaşandığı için yaşamını, donarak kaybetti. O olay, devletin sorumluluk makamında bulunanların "Benzer bir durumun yaşanmaması için neler yapabiliriz?" diye düşünmelerine neden olamadı mı acaba?
  Olaydan bir gün sonra, İçişleri bakanımız "Askerlerimizi, eksi 30-35 derecede bile koruyan teçhizatı vardı" dedi. Jandarma teşkiletından bir subay da " eksi 40 dereceye kadar, korunmayı sağlayan askeri giysilerin de tanıtıldığı" bir basın toplantısı yaptı.
  Peki, elimizde bu kadar donanımlı teçhizat varken, askerlerimiz neden donarak can verdi?
  Bir kaç yıl önce kızım, içerisinde "Bir elim boncuk boncuk terlerken diğer elim buz kesiyor" cümlesi de geçen bir yazı yazmıştı. Şu anda ben, aynı durumdayım. Yüreğim yanarken kanım dondu çünkü.
  Askerlerimiz, vatanın bir karış toprağını korumak ve vatandaşların huzur içerisinde yaşamasını sağlamak için şehit de düşebilir elbette. Ancak, onlar devletin ve bizim güvenliğimizi sağlamaya çaşılırken, devlerin de onların can güvenliğini sağlayacak en geçerli önlemleri alması gerekir. 
  Dolayısıyla, bu olayda ihmali bulunan kim olursa olsun ortaya çıkarılmalıdır.
  "Dünya böyle işte. Kiminin bedeni donarken kiminin yüreği yanar. Kimisi kuş sütü eksik, yüzlerce çeşit yiyecek ve içeceği olan sofralarda tıkınırken kimisi aç yatıp aç kalkar. Kimileri de, kaderleri nedeniyle donarak can verir." diyebiliriz ama bu çağda, askerlerimizin neden donarak şehit düştüğü ile ilgili, enine boyuna araştırma yapmadan hiç bir şey söyleyemeyiz.
  Bir kaç gün öncesine kadar askerler; savaşarak can verirdi, donarak değil çünkü.



 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 








 
  FLAŞ HABER
   
  YAZARLAR
 


 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 

 


  SOSYAL MEDYA

 
 

 



 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GİRİŞ SAYFAM YAP SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2019 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA