8 Aralık 2022 Perşembe

23:40   ÖMER ÇELİK: BİR ÇOCUĞUN 6 YAŞINDAYKEN CİNSEL İSTİSMARA MARUZ KALDIĞI YÖNÜNDEKİ HABERLERİ ÇOK YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ. ÇOCUKLARIN İSTİSMARINI LANETLİYORUZ   23:25   ÖZTÜRK YILMAZ`A YÖNELİK BIÇAKLI SALDIRININ ŞÜPHELİSİ SERHAT K., ANKARA POLİSİNE TESLİM EDİLDİ   22:40   BABACAN: 6 YAŞINDAKİ ÇOCUĞU İSTİSMAR ETMEK ALÇAKLIKTIR, ZULÜMDÜR. BUNUN ADI AÇIKÇA TECAVÜZDÜR   22:38   İYİ PARTİ: ZAMPİYONU İYİ OYUNUN DEĞİL 3 HARFLİ KÖTÜ YÖNETİMİN BELİRLEDİĞİ BU KEPAZE LİGİ SONLANDIRMAYA ÇOK AZ KALDI   22:25   BAKAN KURUM: ÇÖP İTHAL ETMİYORUZ, HAM MADDE İTHAL EDİYORUZ   22:05   AKŞENER: DİNİ BİR CEMAATİN KİSVESİ ALTINDA 6 YAŞINDAKİ KÜÇÜCÜK BİR ÇOCUĞUMUZA YAŞATILANLAR, BÜYÜK BİR SAPKINLIKTIR, ÇÜRÜMÜŞLÜKTÜR VE DÜPEDÜZ TECAVÜZDÜR   21:59   ENGİN ALTAY: 6 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUMUZA YAPILAN BİR SAPKINLIKTIR, AMA İLGİLİ BAKANIN SESSİZLİĞİ BİR FELAKETTİR   21:36   AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI, HİRANUR VAKFI`NIN KURUCUSU YUSUF ZİYA GÜMÜŞEL`İN KIZINI 6 YAŞINDAYKEN EVLENDİRMESİNE İLİŞKİN DAVAYA MÜDAHİL OLDUĞUNU AÇIKLADI   21:17   ENGİN ALTAY`DAN BAKAN KURUM`A: “BİZ, SİZİN GİBİ AMERİKA`DAN EMİR ALMIYORUZ, AMERİKA`YA SECDE ETMİYORUZ”   21:04   BAKAN KURUM: KENTSEL DÖNÜŞÜM, TERÖRLE MÜCADELE KADAR ÖNEMLİDİR   20:47   BAKAN MUŞ: GÜRBULAK GÜMRÜK KAPISI`NDA, BİRİ 1 TON 18 KİLO, DİĞERİ 622 KİLO OLMAK ÜZERE SIVI METAMFETAMİN ELE GEÇİRİLDİ   20:33   TİP ÜYELERİNDEN HİRANUR VAKFI ÖNÜNDE PROTESTO: “MEMLEKETİMİZİ TARİKAT CEHENNEMİNE ÇEVİRENLER, BU İNSANLIK DIŞI OLAYA ORTAKTIR”   20:25   EGM: ÖZTÜRK YILMAZ`A BIÇAKLI SALDIRIDA BULUNAN SERHAT K. BOLU`DA YAKALANDI   20:12   BAKAN DÖNMEZ: MADENCİLERİMİZİN YAKINLARINA AYLIK BAĞLANACAK VE KAMUDA İSTİHDAM OLANAĞI SAĞLANACAK   19:35   YILDIRIM KAYA`DAN TARİKAT LİDERİ GÜMÜŞEL`İN KIZINI 6 YAŞINDAYKEN EVLENDİRMESİNE TEPKİ: “SAVCILIĞIN 27 YIL HAPİSLE CEZALANDIRMA TALEBİ VAR, AMA TUTUKLAMA YOK. NEDEN YOK? BU ANLAYIŞIN KABUL EDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR”   19:17   SOL PARTİ: “TARİKATLARA, CEMAATLERE DEVLETİN TÜM İMKANLARINI SAĞLAYAN, DEVLET BÜROKRASİSİNİN KORUMASINA ALAN SİYASİ İKTİDAR BU SUÇUN ORTAĞIDIR”   19:10   HKP`DEN BAKANLIK ÖNÜNDE ASGARİ ÜCRET PROTESTOSU: “ASGARİ ÜCRET YOKSULLUK SINIRI OLAN 25 BİN 400 LİRANIN ALTINA DÜŞMEMELİDİR”   19:08   MURAT ÇEPNİ: "GÜNDÜZLERİNDE AÇ GEZİLMEYEN, GECELERİNDE AÇ YATILMAYAN ÖZGÜR, DEMOKRATİK, SOSYALİST BİR ÜLKEYİ VE DÜNYAYI MUTLAKA KURACAĞIZ"   19:01   OYA ERSOY: TÜRKİYE, EMPERYALİST DEVLETLERİN, TEKELLERİN ÇÖPLÜĞÜ HALİNE GELDİ   18:54   ÖĞRENCİLERE ÜCRETSİZ YEMEK ÖNERGESİNE AKP`Lİ BAŞİSKELE BELEDİYE BAŞKANI`NDAN CEVAP: “ALGI OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORLAR… ÖNERGENİN İÇERİSİNDE BİR TON SİYASET VAR. AÇLIKTI, KITLIKTI BİLMEM NE”  
 
     
   

ŞENAL SARIHAN: “KADININ ŞİDDETTEN TAM OLARAK KORUNDUĞU, CİNSİYETİMİZDEN ÖTÜRÜ İKİNCİLLEŞTİRİLMEDİĞİMİZ EŞİT VE ÖZGÜR BİR DÜNYAYI KURACAĞIZ”


29 Ekim Kadınları Derneği Genel Başkanı Avukat Şenal Sarıhan, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü kapsamında; “Bugün başta İran olmak üzere ezilen ve sömürülen tüm kadınlarla dayanışarak ve el ele vererek, kadının şiddetten tam olarak korunduğu, cinsiyetimizden ötürü ikincilleştirilmediğimiz, eşit ve özgür bir dünyayı kuracağız. Bugünlerde ülkemizde konuk olan, Minou Mirabal`ın deyimi ile yaşam hepimize ‘İnatçı iyimserliği öğretti`. Biz kadınlar, inatla iyimser olmaya ve kötülüğü yenmeye kararlıyız” açıklamasını yaptı.

 

Tarih : 24 Kasım 2022 Perşembe 11:55   Okunma : 360

29 Ekim Kadınları Derneği Genel Başkanı Avukat Şenal Sarıhan, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü kapsamında; “Bugün başta İran olmak üzere ezilen ve sömürülen tüm kadınlarla dayanışarak ve el ele vererek, kadının şiddetten tam olarak korunduğu, cinsiyetimizden ötürü ikincilleştirilmediğimiz, eşit ve özgür bir dünyayı kuracağız. Bugünlerde ülkemizde konuk olan, Minou Mirabal`ın deyimi ile yaşam hepimize ‘İnatçı iyimserliği öğretti`. Biz kadınlar, inatla iyimser olmaya ve kötülüğü yenmeye kararlıyız” açıklamasını yaptı.

29 Ekim Kadınları Derneği Genel Başkanı Avukat Şenal Sarıhan, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla açıklama yaptı. Açıklama şöyle:

“MİRABEL KARDEŞLERİN MÜCADELESİ ÖNCE BÖLGESEL SONRA ULUSLARARASI ÖLÇEKTE YAYILDI”

“Rafael Trujillo, 1930 yılında Dominik Cumhuriyeti`nde askeri darbeyle iktidarı ele geçirdi. 31 yıl ülkede baskıcı bir rejim uyguladı. Rejim karşıtı olan muhalifler, ağır baskılara maruz kaldılar. Muhalefetin öncüleri arasında yer alan üç kız kardeş özellikle hedefti. Defalarca tutuklandılar. Mallarına el konuldu. Bununla da yetinmediler. Mirabel Kardeşler, 25 Kasım 1960 günü, cezaevinde bulunan eşlerini ziyaretten dönerken tecavüz edilerek ve dövülerek vahşice katledildiler. Her türlü baskı ve işkenceye karşın, demokrasi ve insan hakları mücadelesinden vazgeçmeyen üç kız kardeşin örnek tavrı önce Latin Amerikalı ve Karayipli kadınlar, daha sonra da 17 Aralık 1999 da Birleşmiş Milletler tarafından ‘Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü` olarak ilan edildi.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ`NİN FESHİNİ KABUL ETMEYEN KADIN MÜCADELESİ DE POLİTİK BİR MÜCADELE OLARAK YÜKSELİYOR”

Mirabal Kardeşlerin yaşam öyküleri, demokrasi mücadelesi ile kadının insan hakları mücadelesinin iç içe oluşunun somut bir kanıtı olarak önümüzde duruyor. Bu nedenle her ülkenin kadınları, kadın hakları mücadelesinin politik bir mücadele olduğunun da bilinci ile hareket ediyorlar. Bu nedenle, kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılmasının anahtarı olan toplumsal cinsiyet eşitliği için verilen mücadele, iktidara egemen olan zihniyetlere karşı da veriliyor. Bugün, ülkemizde, Cumhurbaşkanı`nın tek kişilik iradesi ile feshedilen İstanbul Sözleşmesi`nin feshini kabul etmeyen kadın mücadelesi de politik bir mücadele olarak yükseliyor.

“YAŞAMAK İSTİYORUZ DİYEN KADINLARA ŞİDDET UYGULANIRKEN İKTİDAR, GERİCİLERE, KADIN DÜŞMANLARINA DESTEK OLUYOR”

Kadına yönelik şiddet, yaşamın her alanında, kadının fiziksel, cinsel ve psikolojik zarar görmesi, acı çekmesi, yaşamını yitirmesi ile sonuçlanıyor. Şiddet ister ev içinde ister toplumda meydana gelsin, devletler önlem alınması ve bilinç yaratılması konusunda bütüncül politikalar geliştiremiyorsa yok edilemiyor. Her geçen yıl, farklı dirençlerle gelişen kadın mücadelesine karşın gericilik de ayak diriyor. Dünya ölçeğinde her 3 kadından biri bugün, evlerinde, işyerlerinde, kamusal alanlarda savaşlarda ve iç çatışmalarda tecavüze uğruyor, öldürülüyor ya da insan ticaretinin öznesi oluyor. Türkiye`de de durum farklı değil. Kadın cinayetleri durmadan tırmanırken, ‘Yaşamak istiyoruz!` talepleri ile alanlara çıkan kadınlara şiddet uygulanıyor. İktidar, yaşama hakkını güvence altına almak, şiddeti önleyici yasal düzenlemeleri etkin bir biçimde uygulamak yerine, nefret yürüyüşüne çıkanlara, kadının, çocuğun nafakasına göz dikenlere destek oluyor. Kadınlar, çeşitli yasal düzenlemelerle eve kapatılmaya, sosyal alandan çekilmeye ve hak arama bilincinden uzaklaştırılmaya çalışılıyor.

“KADINLAR, SALT ANNELİK GÖREVİ İLE EVE HAPSEDİLMEK İSTENİYOR”

Kadınlar hâlâ eşit işe eşit ücret alamıyor. Tarım işçisi, mülteci kadın ve kız çocukları hem ayırımcılığın hem de emek sömürüsünün muhatabı oluyor. İşçi sendikalarının yoğun çabasına karşı iktidar, ‘Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesi ILO 19`u imzalamıyor. Kadınlar için esnek ve güvencesiz çalışma kalıcı hale getirilmeye çalışılıyor. Kadınlar, salt annelik görevi ile eve hapsedilmek isteniyor. Fiili kürtaj yasağı, kadınları, yaşamlarını tehlikeye atarak merdiven altına mahkum ediyor. Ülkemizde her yıl binlerce kadın, rahim ağzı kanserinden yaşamını yitirirken HPV aşısı hâlâ ücretsiz yapılmıyor. Eğitim sistemi, özellikle kız çocuklarını eğitimin dışında bırakan düzenlemelerle giderek eşitlikçi olmaktan uzaklaşıyor. Yüksek Öğrenim yurtları, yüksek fiyatlarla kalınamazken, tarikat yurtlarına her türlü kolaylık sağlanıyor.

“KADININ ŞİDDETTEN TAM OLARAK KORUNDUĞU, CİNSİYETİMİZDEN ÖTÜRÜ İKİNCİLLEŞTİRİLMEDİĞİMİZ, EŞİT VE ÖZGÜR BİR DÜNYAYI KURACAĞIZ”

Bütün bu olumsuzlukları besleyen anlayışın erkek egemen anlayış olduğunu ve bu anlayışı siyasi iktidarında taşıdığının bilinci içindeyiz. Bu bilinçle, kadınlar olarak, kendi haklarımızı alabilmek, bu mücadelede hem geçmişten hem bugünden feyz alacağız. Bugün başta İran olmak üzere ezilen ve sömürülen tüm kadınlarla dayanışarak ve el ele vererek, kadının şiddetten tam olarak korunduğu, cinsiyetimizden ötürü ikincilleştirilmediğimiz, eşit ve özgür bir dünyayı kuracağız. Bugünlerde ülkemizde konuk olan, Minou Mirabal`ın deyimi ile yaşam hepimize ‘İnatçı iyimserliği öğretti`. Biz kadınlar, inatla iyimser olmaya ve kötülüğü yenmeye kararlıyız.”

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!






  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
  YAZARLAR
 
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 


 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2022 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA