YEÞÝL SOL PARTÝ EÞ SÖZCÜSÜ UÇAR: “KOBANÝ DÝRENÝÞÝ TÜRKÝYE`DE, DÜNYADA ÝNSANLIK ÝÇÝN NASIL BÜYÜK BÝR KAZANÇ ÝSE KÝMÝ ÇEVRELER ÝÇÝN DE BÜYÜK BÝR KAYIP"


Tarih : 11 Temmuz 2023 Salý 14:29

Yeþil Sol Parti Eþ Sözcüsü Çiðdem Kýlýçgün Uçar, “Kobani bütün dünyada insanlýk suçu iþleyenlere karþý büyük bir direniþle savunulan bir kentin adý. Kobani mücadelesi ve direniþi Türkiye`de, dünyada insanlýk için nasýl büyük bir kazanç ise kimi çevreler için de büyük bir kayýp. Kürt halkýnýn iradesinin yok edilmesine umut baðlayanlar, IÞÝD`le birlikte Kobani`yi de kaybetti. Bu kaybýn sonucu olarak yargý eliyle, iktidar eliyle yeni bir kumpas davasý kuruldu. Katil denilen arkadaþlarýmýz bu ülkede demokratik siyasetin en yegâne temsilcisidir. Ýktidar katil arýyorsa kendisine ve iþ birliði içinde olduðu mekanizmalara baksýn” dedi.

Yeþil Sol Parti Eþ Sözcüsü Çiðdem Kýlýçgün Uçar, “Kobani bütün dünyada insanlýk suçu iþleyenlere karþý büyük bir direniþle savunulan bir kentin adý. Kobani mücadelesi ve direniþi Türkiye`de, dünyada insanlýk için nasýl büyük bir kazanç ise kimi çevreler için de büyük bir kayýp. Kürt halkýnýn iradesinin yok edilmesine umut baðlayanlar, IÞÝD`le birlikte Kobani`yi de kaybetti. Bu kaybýn sonucu olarak yargý eliyle, iktidar eliyle yeni bir kumpas davasý kuruldu. Katil denilen arkadaþlarýmýz bu ülkede demokratik siyasetin en yegâne temsilcisidir. Ýktidar katil arýyorsa kendisine ve iþ birliði içinde olduðu mekanizmalara baksýn” dedi.

Yeþil Sol Parti Eþ Sözcüsü Çiðdem Kýlýçgün Uçar, TBMM grup toplantýsýnda gündemdeki konulara iliþkin deðerlendirmelerde bulundu. Uçar, þunlarý söyledi:

“Biz Madýmak Katliamý`nýn, Sivas Katliamý`nýn aslýnda bugün yaþadýðýmýz siyasi atmosferi dizayn eden bir katliam olduðunu söylüyoruz. Zaman aþýmýyla karþý karþýya olan ve zaman aþýmýna uðradýðýnda da ‘hayýrlý olsun` diyen bir Cumhurbaþkanýmýz var. Bu Cumhurbaþkaný`nýn yürütmüþ olduðu hem hukuk hem siyaset elbette ki Ankara`da cemevlerine dönük saldýrý gerçekleþtirenleri tahliye ve beraat etmekten baþka sonuç çýkaramazdý. Bugün Diyarbakýr`da yaklaþýk 13 aydýr tutuklu bulunan 15 özgür basýn emekçisinin davasý görülecek. Yandaþ olmayan, yandaþ olmayý reddeden, gerçeklerden taviz vermeyen, görülmeyenin, duyulmayanýn sesi olmaya çalýþan özgür basýn emekçilerinin en kýsa zamanda özgürlüklerine ve mesleklerine dönmelerini diliyoruz. Bu toplumun gerçek anlamda yandaþ olmayan basýna ihtiyacý var. Gerçeklere ihtiyacý var. Basýn emekçisi olan arkadaþlarýmýz bu gerçekleri yazdýklarý için cezaevindeler. Bugün mahkemede çok iyi biliyoruz ki sansürü de gazeteciliðin nasýl bir faaliyet olduðunu, suç olmadýðýný da uzun uzun anlatýp büyük ihtimalle de olmasý gerektiði biçimde de tahliye olacaklar.

“ÞÝDDETÝNÝZ KARÞISINDA DAYANIÞMAMIZ DA MÜCADELEMÝZ DE DÜN OLDUÐU GÝBÝ BUGÜN DE DEVAM EDECEK”

AKP-MHP iktidarýnýn ‘yeni yüzyýl` diye tabir ettikleri dönemi hep birlikte yaþamaya baþladýk. Hem ülke hem toplum ciddi bir çöküþle karþý karþýya. Bu ülkeyi tek tipleþtirmek isteyen, tek sesli, tek renkli yapmak isteyen bir iktidar bunun için elinden geleni ardýnda koymadan çalýþýyor. Her türlü keyfilik, hukuksuzluk, sansür, baský, hak gaspý, yoksuzluk yolsuzluk ve savaþ politikalarýyla da bu toplumu baþ baþa býrakmaya çalýþýyor. Bütün toplumsal kesimlerin ve mücadele alanlarýnýn bugün karþý karþýya olduðu saldýrýlar tek merkezden yönetiliyor. Hepimiz aslýnda ayný saldýrýlarla karþý karþýyayýz. Yine hafta sonu Galatasaray Meydaný`nda 954`üncü haftadýr adaletin sesi olma mücadelesini yürüten, büyüten ve bizce Galatasaray Meydaný`ný ‘Adalet Meydaný` yapan Cumartesi Anneleri-Ýnsanlarý ayný þekilde daha bir araya gelmeden, basýn açýklamasýna baþlamadan gözaltýna alýnarak ters kelepçelendi. Dün hem Eskiþehir`de hem Adana`da sokaða çýkmak isteyenler LGBTÝ`ler hatta gençler, emekçiler, kadýnlar daha demokratik haklarýný icra etmeye baþlamadan bu iktidarýn kolluk güçleri tarafýndan kriminal bir halde gözaltýna alýnmaya çalýþýlýyor. En son Adana`da milletvekili arkadaþýmýz Perihan Koca`da ayný saldýrý ile karþý karþýya kaldý. Þiddetiniz karþýsýnda dayanýþmamýz da mücadelemiz de dün olduðu gibi bugün de devam edecek.

“KÜRT HALKININ ÝRADESÝNÝN YOK EDÝLMESÝNE UMUT BAÐLAYANLAR, IÞÝD`LE BÝRLÝKTE KOBANÝ`YÝ DE KAYBETTÝ”

Geçtiðimiz hafta Kobani kumpas davasýnýn duruþmalarýndan birisi daha gerçekleþti. Biz de arkadaþlarýmýzýn yanýnda olmaya çalýþtýk. Kobani kumpas davasý kurmaca bir yargýlama, hukuki bir alt zemini yok. Sevgili Gülten Kýþanak, en son mahkeme salonunda þunu söyledi: ‘Siz, bizi suçlayacak herhangi bir delil bulamadýnýz ama bizden suçsuzluðumuzu kanýtlamamýzý istiyorsunuz`. Yine birçok hukuki itirazlarý reddeden mahkemenin ret gerekçelerinden birini sizinle paylaþmak istiyorum. Demirtaþ`ýn tahliye talebini reddederken adalete zarar verebilir diye absürt bir kararýn altýna imza atan bir mahkeme heyetiyle, bir iktidarla karþý karþýyayýz. Mahkeme tarafýndan 5 bin 267 sayfalýk bir mütalaa hazýrlandý. Mahkeme heyeti þunu söylüyor: ‘Ýktidar biziz. Biz ne kadar istersek siz o kadar hapiste kalýrsýnýz. Biz ne kadar süre verirsek o kadar sürede savunma yaparsýnýz. Sizin varlýðýnýz bile bu mahkemenin kurulmasýna ve yargýlanmanýza yeterlidir.` Yani bu mahkeme oldu bitti mahkemesi. Hukuki hiçbir altyapýsý olmayan bu siyasi komplo yargýlamasýnýn esas nedenlerine bakalým. Kobani bütün dünyada insanlýk suçu iþleyenlere karþý büyük bir direniþle savunulan bir kentin adý. Kobani mücadelesi ve direniþi Türkiye`de, dünyada insanlýk için nasýl büyük bir kazanç ise kimi çevreler için de büyük bir kayýp. Kürt halkýnýn iradesinin yok edilmesine umut baðlayanlar, IÞÝD`le birlikte Kobani`yi de kaybetti. Bu kaybýn sonucu olarak yargý eliyle, iktidar eliyle yeni bir kumpas davasý kuruldu. Katil denilen arkadaþlarýmýz bu ülkede demokratik siyasetin en yegâne temsilcisidir. Ýktidar katil arýyorsa kendisine ve iþ birliði içinde olduðu mekanizmalara baksýn.

“HAKÝKATLERÝN KARARTILDIÐI BU SÜRECÝ GÖRMEK ÝSTEYENLER KOBANÝ KUMPAS DAVASINA BAKSINLAR”

Kobani protestolarý bittikten sonra Cumhurbaþkaný`nýn bir sözü var. 7 Haziran seçimlerinden 9 ay önce vuku bulan 6-8 Ekim olaylarýyla ilgili þu cümleyi kurdu. 7 Haziran`da 80 vekil alýnca ortalýðý yýktýlar diyerek aleni yalan söylemekten geri durmadý. Tam 7 yýl sonra Kobani davasý açýldý. Ayný þekilde bu mahkemelerde daha sonra çete üyeliðinden ihraç edilecek olan hakimler, savcýlar görevlendirildi. Kobani kumpas davasý Türkiye`de bir hukuk katliamýdýr. Hukukun bittiði noktadýr. Hakikatlerin karartýldýðý bu süreci görmek isteyenler Kobani kumpas davasýna baksýnlar. ‘Kobani düþtü, düþecek` diyenlerin suya düþen hayallerinin intikamýný almak için yürütülen bir süreç olduðunu ifade etmek isteriz.

“BU KUMPAS DAVASI AKP-MHP ÝKTÝDARININ TIPKI GEZÝ DAVASI`NDA OLDUÐU GÝBÝ ASLINDA TOPLUMSAL MUHALEFETE YÖNELÝK SÝYASÝ BÝR DARBESÝDÝR”

15 Temmuz darbe giriþiminde kamu görevlisi olanlar 6-8 Ekim`de güvenlik bürokrasisinde görev yapýyordu. Ýktidar diyor ya ‘Darbecilerle mücadele` diye bunlarla da mücadele etmesini istiyoruz. Hiçbir iþlem yok. Ýþlemin yapýldýðý tek kesim HDP`nin yöneticileri, seçilmiþleri ve Kobani direniþine destek veren yurttaþlarýmýz. Bu kumpas davasý AKP-MHP iktidarýnýn týpký Gezi Davasý`nda olduðu gibi aslýnda toplumsal muhalefete yönelik siyasi bir darbesidir. Gezi ve Kobani protestolarýnda esas açýða çýkan þeyin kendisi sokaða demokratik mücadelenin meþru alanýna dönüþtüren iradeye bir saldýrýdýr. Kimse sanmasýn ki Kobani`den çýkan sonuç sadece Kobani Davasý`nda Gezi`den çýkan sonuç sadece Gezi`den yargýlananlara baðlýdýr. Tam tersine bu sonuçlar o kadar toplumsal ki.

“MEVCUT ÝKTÝDARIN BÝZE DAYATMIÞ OLDUÐU BU EKONOMÝK KRÝZÝ SAVAÞTAN BAÞTAN BAÐIMSIZ ELE ALMAMIZ MÜMKÜN DEÐÝL”

Esas gündemlerimizden birisi de ülkede yaþanan ekonomik kriz. Hepimiz her gün acaba hangi zamlarla uyanacaðýz diye güne baþlýyoruz. AKP-MHP iktidarý Türkiye yüzyýlý ifadesini kullandýðý andan itibaren zamlar baþladý. Bu yüzyýlýn kendisine ‘zam yüzyýlý` demek en doðru tespitlerden birisi olacak. Torba yasa da AKP-MHP iktidarýnýn siyasi niteliðiyle birlikte aslýnda ekonomik anlamda da neler yaptýðýnýn ve yapacaðýnýn göstergesi niteliðinde. Soralým buradan. Yaklaþýk 20 yýllýk iktidarý boyunca yani 2003 ile 2022 yýllarý arasýnda yaklaþýk 90 milyar lira deprem vergisi toplanmýþ. Bu deprem vergilerinin nereye gittiði konusunda iktidardan net bir açýklama yok. Ancak 2011 yýlýndaki Van depreminde bugünün Maliye Bakaný Mehmet Þimþek`in bir sözü var. Duble yollar, havalimaný ve saðlýða harcamýþlar ki toplumun saðlýða eriþemediði de gün gibi ortadayken bunu söylemekten geri durmadýlar. Ek vergilerde yüzde 8 olan KDV`yi yüzde 10, bununla birlikte de ek MTV getirerek çaldýklarý her þeyi bu halktan, bu emekçiden almak niyetinde olduklarýný gösterdiler. Deprem vergilerini deprem için kullanmýþ olsaydý bu iktidar; bu vergi yükü olmayacaktý. Bu ekonomik krizi ve mevcut iktidarýn bize dayatmýþ olduðu bu ekonomik krizi savaþtan baþtan baðýmsýz ele almamýz mümkün deðil. Ciddi savaþ politikalarýyla birlikte savunma sanayiye çok ciddi yatýrým yapmýþ bir iktidarla karþý karþýyayýz. Eksilen her bir ekmek bu savaþ politikalarýndan ayrý ele alýnamaz.”


Okunma : 498

Etiketler :



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapýlan yorumlarda IP Bilgileriniz kayýt altýna alýnmaktadýr..!


 



ANASAYFA
HABER ARÞÝVÝ


KÜNYE


ÝLETÝÞÝM
MASAÜSTÜ GÖRÜNÜM

mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm haklarý saklýdýr.
Ýzinsiz ve kaynak gösterilemeden
yayýnlanamaz, kopyalanamaz, kullanýlamaz.

URA MEDYA