12:51   CHP EMEK BÜROLARı SEÇIM ÇALıŞMALARı İÇIN SAHAYA İNIYOR   11:16   MESKİ ÇALıŞANLARıNA KıZıLAY’DAN MADALYA   20:20   BAŞKAN SEÇER’DEN İNŞAAT MÜHENDISLERINE:’HAYATıMıZ SIZLERIN ELLERINDE, YAŞADıĞıMıZ BINALARDA’   20:10   BAKAN PAKDEMIRLI’YE TOROSLAR’DAKI ARDıÇ KESIMI İDDIALARı SORULDU: ’NEDENI BIYOKÜTLE ÜRETIMI YAPAN ŞIRKETE HAMMADDE SAĞLAMAK Mı’   19:59   DAVUTOĞLU’NDAN ’İSTENMEYEN ADAM’ ELEŞTIRISI: ’DEVLET AKLıNıN YERINI SOKAK KAVGASı SÖYLEMI ALDı’   19:50   MERSIN BÜYÜKŞEHIR’IN KıR ÇIÇEKLERI, DILEK İMAMOĞLU, NURAY KARALAR VE MERAL SEÇER’I AĞıRLADı   19:40   CHP’NIN KADıN KOLLARı ÇALıŞTAYı KUŞADASı’NDA YAPıLDı   19:30   KORONAVIRÜS NEDENIYLE 217 KIŞI DAHA HAYATıNı KAYBETTI   19:20   KADıN KOOPERATIFLERI EL EMEĞI ÜRÜNLERIYLE YOĞURT PAZARı’NDA   12:33   MERSIN’DE DÜNYA ÇIFTÇI KADıNLAR GÜNÜ BULUŞMASı   09:41   ÜRETICI KADıNLAR ÖZGÜR KAFEDE BULUŞTU   09:03   FILENIN KADıNLARıNıN GÖZÜ SULTANLAR LIGI’NDE   08:35   KAHVEHANEDE KADıNA YÖNELIK ŞIDDETLE MÜCADELE SOHBETI   08:20   MERSIN BAROSU ERDEMLI ADLIYESI’NDE SOKAK HAYVANLARı YARARıNA KERMES DÜZENLEDI   08:10   BÜYÜKŞEHIR, MEME KANSERINE DIKKAT ÇEKMEK İÇIN PEMBE MASKE DAĞıTTı   05:17   MERSIN BÜYÜKŞEHIR, ’İTFAIYE BILGI SISTEMI’NE GEÇIYOR   23:10   RAMIZ AKıN: İL KONGREMIZE TÜM HALKıMıZı BEKLIYORUZ   22:59   BAŞKAN SEÇER, 9 BIN YıLLıK YUMUKTEPE HÖYÜĞܒNÜ GEZDI   22:50   BASıN MENSUPLARıMıZ, DEMOKRASI KÜLTÜRÜNÜN YERLEŞMESINE KATKı SAĞLAMAKTADıR   22:40   AKDENIZ’DE ASFALT KAPLAMA, YAMA, KALDıRıM VE KILITTAŞı ÇALıŞMALARı   
 
     
 
 
image

Okunma : 55024  Tarih : 19.06.2020  E-Mail : 

 
Semih Birol  Güner

Hukukçu Gözüyle Çoklu Baro (2)

 Geçen yazımızda, tüm dertlerimiz bitmiş gibi, iktidarın, baroların yapısına ve seçimlerine ilişkin düzenleme yapma ihtiyacının asıl nedenine değinmiştik.

Ezcümle, siyasal iktidarın, yasayla barolara verilmiş bulunan hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını koruma/savunma görevinden rahatsız olduğunu anlatmaya çalışmıştık.

Ülkemizde özde değil sözde başkanlık sistemine geçilmiş ve fiili anayasasızlık süreci ile adımları önemli ölçüde gerçekleşmiş bulunmaktadır.

Elbette bir anayasamız var ancak artık hukukun üstünlüğünün hakim olduğu, çoğulcu, demokratik, adil ve anayasal (anayasalı değil) bir devletten bahsetmek maalesef zor.

Fiili anayasasızlık sürecinin hızlandırıldığı 2010 yılından bu yana ülkemizde yargı bağımsızlığı ve bu bağımsızlığın asıl belirtisi olan hâkim teminatı kavram ve uygulaması neredeyse yok edilmiş, demokratik başkanlık sistemlerinde mutlak surette bulunması gereken check and balance (kontrol ve denge) tamamen ortadan kaldırılmıştır.

Hâkimler Savcılar Kurulu mevcut yapısı ile olsa olsa sözde bağımsızdır ve merkezileşme/otoriterleşme eğilimi gösteren her iktidarı hukuk eli ile kontrol edip sınırlayacak olan Anayasa Mahkemesi de önemli ölçüde etkisizleştirilmiştir.

Millet Meclisimizin yasama (hukuk yapma) görevi yanında denetim görevleri de önemli ölçüde tırpanlanmış, yurttaşın iradesinin asıl tecelligahı olan TBMM yetkisizleştirilmiştir.

Kontrolsüz kalan üstünlerin hukukuna itiraz eden çok az kurum ve kuruluş kalmış, bunlarda da başat rolü barolar üstlenmiş ve esasen barolar siyasal muhalefet değil hukuk ve anayasal düzen arayan kurumlar iken elbette dörtnala ilerleyen anayasasızlaştırma sürecinde, kendilerine tahammül gösterilemez olmuştur.

İktidarın tezi şu: Baroların seçim sistemlerinde arızalar ve yapılarında tek seslilik var. Bu tezin yanlış olduğunu geçen yazımda anlatmaya çalışmıştım.

İktidar, özellikle büyük baroların Türkiye Barolar Birliği’ndeki temsilde ezici bir üstünlüğü olduğunu söylüyor ki tek doğru tespit bu! Bu husus çözüm ister mi? Bana göre evet.. Ama çözüm, bu kurumları yanıltıcı tartışmaların ortasına atarak, bölmek, parçalamak ve etkisizleştirmek mi olmalı?

Naçizane önerim şudur:

Bir baro, avukat mevcudu itibarıyla çok büyümüş ise hem hizmet gereklerini layıkınca yerine getirmesi ve hem de çok merkezileşen büyük güçlerin tabiatları gereği antidemokratikleşme eğilimi gösterebilmeleri nedenleriyle, örneğin özellikle 3 büyük il ve baro olan İstanbul, Ankara ve İzmir Barolarında o ilin yargı çevresinde bulunan ve Adalet Bakanlığınca teşkil edilmiş olan adli yargı adalet komisyonlarının kurulu olduğu bölgelerde eğer avukat mevcudu (adres itibarıyla) 1000’i geçiyorsa, orada müstakil baroların kurulmasıdır.

Barolarda, temsilde adaleti sağlamak kolay.

Zor olan kontrol ve dengenin sağlandığı, hukukun üstünlüğü ve adil yargılamanın tesis edildiği, siyasal temsilde adalete hizmet eden demokratik siyasal adımların atılmasıdır.

Sen, Siyasal Partiler Kanununa bak, siyasetin finansmanı sorununa bak, lider sultasına bak, seçim barajlarına bak, etkisizleşen yasama faaliyeti ve yasama denetimine bak, iktidar erkinin iyice merkezileşmesi sorununa bak, parti devleti tehlikesine bak, demokrasi liginden niye düştüğüne iyice (bir) bak..

ANAYASAL DENETİMİ GÜÇLENDİR, GÜN IŞIĞINDA BİR YÖNETİM YAP, GERİSİ GELİR…

Yargıç teminatı ve gerçek bir yargı bağımsızlığı olmayan Türkiye adalet sisteminde, numaralı barolara göre, çeşitli korku, kaygı veya mensubiyet bağlarıyla, bin bir numara çekmesi muhtemel bir adalet kadrosu sadece baroları ve adalet mekanizmasının kendisini değil çok kısa vadede devleti de çökertir.

Bu yazı için son söz: Siyasi kaygılarla baroları bölen, bölücünün daniskasıdır.




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 











 
  FLAŞ HABER
   
  YAZARLAR
 


 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA

 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!
altioksiyaset.com © Copyright 2017-2021 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz..!

URA MEDYA