09:11   TELEKONFERANS ILE MÜDÜRLER TOPLANTıSı   09:36   SABRI TEKLI: ÜRETIME DEVAM EDEN SANAYICILERIMIZE ŞÜKRAN BORÇLUYUZ   09:28   TOROSLAR BELEDIYESI, HALK SAĞLıĞıNı KORUMAK ADıNA DENETIMLERINI SıKLAŞTıRDı   08:02   MEZITLI BELEDIYESINDEN EVDEN ÇıKMAYAN VATANDAŞLARA PSIKOLOG DESTEĞI   07:34   BAROLARDAN İNFAZ YASASıNA TEPKI:EŞITSIZ VE AYRıMCı DÜZENLEME KABUL EDILEMEZ   07:23   BAŞKANTOLLU’DAN ‘SAĞLıK HAFTASı’ MESAJı   07:04   KORONAVIRÜS GÜNLERINDE’DE KÜLTÜR-SANATA ENGEL YOK   22:42   BAŞKAN GÜLTAK, ZORLU GÜNLERDE YENI BEBEK SAHIBI OLAN AILELERI DE UNUTMADı   11:08   CORONA GÜNLERINDE PSIKOLOJIK SAĞLıĞıMıZı NASıL DENGEDE TUTACAĞıZ   09:53   MESKI GENEL MÜDÜRÜ ALKAÇ: HIÇ KIMSE MAĞDUR EDILMEYECEK   08:13   BAŞKANTOLLU’DAN‘POLIS HAFTASı’MESAJı   07:41   BÜYÜKŞEHIR’DEN 6 YAVRULU KURTARMA OPERASYONU   07:29   TOROSLAR’DA KORONAVIRÜS ÖNLEMLERI EN ÜST SEVIYEDE   04:22   BÜYÜKŞEHIR,MESKI LABORATUVARı’NDA DEZENFEKTAN ÜRETIP, HALKA DAĞıTıYOR   04:01   BAŞKAN GÜLTAK, VATANDAŞLARA MASKE, ELDIVEN VE DEZENFEKTAN DAĞıTTı   03:28   VIRÜSÜN YAYıLMAMASı IÇIN MEZITLI BELEDIYESINE GELENLERE ATEŞ ÖLÇERLI TEDBIR    02:50   TARSUS BELEDIYESI’NDEN HER GÜN 3 MAHALLEYE GıDA, SEBZE, MASKE İLE DEZENFEKTE YARDıMı   11:25   YENIŞEHIR BELEDIYESI SEMT PAZARLARıNDA TEYAKKUZDA   11:15   SOSYAL BELEDIYECILIĞIN ÖNEMI, SALGıN DÖNEMINDE BIR KEZ DAHA ORTAYA ÇıKTı   08:45   BAKAN GÜL: 12 HAKIM VE SAVCı ILE 55 PERSONEL POZITIF ÇıKTı  
 
     
 
 
image

Okunma : 14245  Tarih : 28.2.2017  E-Mail : bilgi@mersinerji.com

 
Seyrani SOLUGAN

Basının bayramını kutlasanız ne olur kutlamasanız ne olur..

Gazetenin satışı yayınlanan mesajdan daha düşükse?...

Sabah sabah mail kutumuzu açtığımızda bizi ‘10 Ocak Basın Bayramını’ kutlama mesajları karşıladı. Meğerse ne

kadar sevilip önemseniyormuşuz da haberimiz yokmuş. Ama yayınlanan kutlama mesajı sayısı gazetenin satış

adedinden fazla ise ne yapacağız. Yani sizi önemseyip kutlama mesajı gönderen zevat eline bir tane yerel gazete

dahi almıyorsa bunu neye yormak lazım.

Basının bayramını kutlayın kutlamasına da Allah rızası için elinize alın bir tane yerel gazete okuyun. Vallahi ona

vereceğiniz 25 kuruşta değiliz. Bari eliniz bir gazete kağıdına değsin. Sonra tüm yerel gazetelerin satış rakamının

toplamı Mersin İmece kadar etmiyorsa, yerel basının gücünü hangi mertebeye yerleştirmek gerekiyor.

* * *

Ben bu mesaj gönderenlerin samimiyetine de inanamıyorum artık.

“Tüm dünyanın ilgisinin ve odağının İlimizde olmasında Kentimizin gerçekleştirdiği başarılar kadar şüphesiz

basınımızın da bir o kadar gayreti ve çabası vardır. İşte bu durum, basınımızın Akdeniz’in incisi olan İlimizin

gelişime ne kadar katkı koyduğunun en açık bir göstergesidir” şeklinde mesaj göndermiş ya bir büyüğümüz. Buna

karşılık o üst kurumda basına gösterilen muamele bunu yansıtmıyor mu? Basının haber alma ve verme hakkı var

ama çağırdığınız muhabire gösterdiğiniz tavra ne demeli.

Çalışanlardan yana bir şikayet yok, ancak kapıda sizi karşılayan özel kalem ancak Beyaz Saray’da

uygulanabilecek bir protokol uyguluyor. Bekleme salonundan sizi kaldırıyor 1,5 metrekarelik küçük bir dehlize. Eğer

gelen konuk önemliyse doğal olarak gelen muhabirde çok oluyor. Sonra asansör büyüklüğündeki bu odacıkta

metrekareye düşen insan sayısını hesaplıyorsunuz.

Dakikalar uzadıkça dar nefes alamaz hale geliyorsunuz. Sonra o ‘yüce!’ makama girmeye hazırlanan muhabir

topluluğundan ‘Kim yedi lan sabah sabah sarımsaklı yemeği’, ‘Lan kardeşim osurmayın bari’

Mersin’i yakından ilgilendiren hayati konunun açıklamasına böyle muhabbetlerle giriyoruz. Nihayet içerdesiniz. O

sıkış tıkışlıktan sonra hoş ve ferah odaya girince insanın hemen yere uzanıp toprağı öpesi geliyor ama neyse ki

her yer beton olduğu için bu isteğinizi çabuk yeniyorsunuz.

Fotoğraflar çekiliyor, açıklamalar yapılıyor. Siz gelen konukları bulmuş olmanın verdiği heyecanla gündemle ilgili

soru sormaya çalışıyorsunuz ki haberiniz de renklensin halkın haber alma hakkı da genişlesin.

Ama ne mümkün sevgili özel kalemin size kapıyı gösteren teşekkür nidası ile karşılaşıyorsunuz.

‘Bir sorum olacaktı’

‘Teşekkür ederim’

 ‘Ama soru…’

‘Arkadaşım teşekkür ederim’

Doğal olarak sizde ‘mesleğini en iyi şekilde yapmaya çalışırken terörist muamelesi’ görmemek için teşekkür edilen

kapıya doğru gidiyorsunuz.

* * *

Bu yaklaşım artık alışkanlık haline gelince bende bu yüce makama gitmemeye başladım. Aylardır da ya hiç davete

icabet etmiyoruz ya da bir stajyer muhabir gönderip geçiştiriyoruz. Ama muhabirlik dürtüsü ile Organize Sanayi

Bölgesi’nde toplantı yapılacağı haberine icabet ettim. Gördüm ki muhabir olarak tek başınayım arabada. Birde

köşe yazarı var ama o onur konuğu muamelesi görüyor.

‘Arkadaşlar bu neyin işbirliği’

‘Bende bilmiyorum gidice öğreniriz’

Yani gidenlerin tamamı ne olduğundan bihaber. Sabah 9:00’da başlayan haber maceramız 11:00’a doğru en üst

makamın gelmesiyle bir aşama kaydetti. Üst makam konuştu. ‘Oh ne güzel işbirliği’

Taraflar konuştu: ‘evet çok güzel’

İyice kıllandınız ve meraklandınız! ‘iyide kardeşim nedir bu işbirliği’ konuşmalar bitsin sorar öğrenirsiniz. En

azından böyle umut ediyorsunuz. 40 kilometre gelip de bu işbirliğinin evlilik mi olacağı yoksa flörtte mi kalacağı,

yada dost hayatı ile devam edeceğini elbette öğrenmeden gitmek olmaz.

Aaa! yine o bildik ses burada da var.

‘Arkadaşlar teşekkür ederiz’

İyide kardeşim sen bana niye teşekkür ediyorsun ki.

Sorumu sorayım cevabını alayım gerekirse teşekkürü ben ederim.

Aaa! Olur mu ben teşekkür edeyim sen münasip bir yerde kullan. Ama dışarıda kullan.

40 kilometre gidiş, 40’ta dönüş 80 kilometre. Sen devletin imkanları ile sadece 1 tane muhabire koskoca arabayı

tahsis et. Sonra toplantının neye işbirliği sağladığını bilmeden teşekkür et dışarı çıkar. Çıktık ama o köşe yazarı

arkadaş içerde kaldı. Özel kalemimiz nedense ona teşekkür etmedi. Oda yediremedi teşekkür edilmemeyi

çıkmayarak tavır koydu. Yada Üst büyüğümüzün yerel basından gizlediği ama yazarımızdan gizlemediği şeyler

konuşuldu içerde.

* * *

Yok sandığınız gibi değil dayılanmadım. Çıktım arabaya oturdum bekliyorum.

‘Neyi bekliyoruz’

‘Efendim üstümüz Cuma namazını OSB’de kılacakmış. Onu bekleyeceğiz’

‘İyide namazı kılıp sevabını alan o ben niye bekliyorum’

 ‘Emir öyle arabayı kaldıramayız’

‘Kimin emri’

‘Özel kalemin emri’

Alın size bir kriz daha. Üstelik karşınızda teşekkür edecek bir muhatap bile yok. 80 kilometre gidip de haberden

bihaber dönüyor olmanız bir yana ‘üst’ümüzün sevabına 2 saat daha bekleyeceksiniz.

Neyse ki özel kriz çözüldü de erkenden ve tek başıma devletin bütçesinden işyerime dönebildim.

* * *

Şimdi böyle bir zihniyet benim bayramımı kutlasa ne olur kutlamasa ne olur. Aynen bayiye gidip de 25 kuruş ödeyip

gazete almayan zevatınki gibi.




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 








 
  FLAŞ HABER
   
  YAZARLAR
 


 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 

 


  SOSYAL MEDYA

 
 

 



 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GİRİŞ SAYFAM YAP SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA