20 Temmuz 2026 Pazartesi

16:18   AYDıN SÖKE’DE ÇıKAN 5 YANGıNDAN 4’Ü SÖNDÜRÜLDÜ, BIRINE MÜDAHALE DEVAM EDIYOR   16:13   "78 CAN İÇIN ADALET YÜRÜYÜŞÜ" 7. GÜNÜNDE ANKARA’DA... MAĞDUR AILELER: "ACıMıZA ORTAK OLAN HERKESI YARıN ULUS’A BEKLIYORUZ"   16:11   DENIZ BAYKAL’ıN EŞI OLCAY BAYKAL, DEVLET MEZARLıĞı’NDA TOPRAĞA VERILDI   15:06   DENIZ BAYKAL’ıN EŞI OLCAY BAYKAL, ANKARA’DA SON YOLCULUĞUNA UĞURLANıYOR   14:56   CHP KOZLU İLÇE BAŞKANı ASLAN, GÖREVDEN ALıNDı   14:54   AHMET ÖZER: “BARıŞ IÇIN DE ADALET ŞART. ÇÜNKÜ BARıŞSıZ ADALET, ADALETSIZ BARıŞ OLMAZ"   14:54   NASUH MAHRUKI TUTUKLANDı   14:49   CHP’LI EROL: "38. OLAĞAN KURULTAYıN YENIDEN YAPıLABILMESI ANCAK 38. OLAĞAN KURULTAY DELEGELERIYLE MÜMKÜNDÜR"   14:49   CHP’NIN BUTLAN KARARı YARGıTAY’DA   14:47   KEMAL KıLıÇDAROĞLU, "ADALET" ARAYAN NARIN GÜRAN’ıN AILESINE "DESTEK" SÖZÜ VERDI   10:32   MERSIN BÜYÜKŞEHIR BELEDIYE BAŞKANı SEÇER, MEPİAD ÜYELERI ILE BIR ARAYA GELDI   22:49   MERSIN’DE BÜYÜK DÖNÜŞÜM: ’BU KENT ARTıK SıNıF ATLıYOR!’   18:40   CHP’DE ’MUTLAK BUTLAN’ VE ’KAYYUM’ SAVAŞı: 8 İL ÖRGÜTÜ GÖREVDEN ALıNDı, ÖZGÜR ÖZEL’E ŞOK ÇAĞRı!   16:40   MERSIN’DE ZINCIR MARKETE ŞOK BASKıN! RAFLARı TEK TEK BOŞALTTıLAR, CEZASı AĞıR OLDU...   16:19   BÜYÜKÇEKMECE BELEDIYESI DAVASı… TUTUKLU ÖMER KAZANCı: “OĞLUMUN DOĞUM GÜNÜNDE PASTAYı KÂĞıDA ÇIZDIM, MUMLARı CAMıN ARKASıNDAN BIRLIKTE ÜFLEDIK”   16:17   MEB ÖNÜNE YÜRÜMEK ISTEYEN MAĞDUR ÖĞRETMENLERE MÜDAHALE   15:16   CHP MYK, KEMAL KıLıÇDAROĞLU BAŞKANLıĞıNDA TOPLANDı   15:15   MURAT EMIR, TUTUKLU ÇANKAYA BELEDIYE BAŞKANı HÜSEYIN CAN GÜNER’I ZIYARET ETTI   14:51   MERSIN BÜYÜKŞEHIR BELEDIYE BAŞKANı SEÇER, GELECEĞIN BASKETBOLCULARıNı AĞıRLADı   14:50   GÜLISTAN DOKU SORUŞTURMASıNDA YENI GELIŞME: TUNCELI’DEKI TÜM ZıRHLı ARAÇLARA ILIŞKIN BILGILER TALEP EDILDI  
 
     
 
 
image

Okunma : 4307  Tarih : 12.01.2025  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Ramazan KARA

Asıl Sorun Ciddiyet ve Eğitim Sorunudur

ASIL SORUN, CİDDİYET VE EĞİTİM SORUNUDUR
  Aşağıdaki yazıyı, 13 Kasım 2011 tarihinde yazmıştım.
  O günden bu yana “araya, Çözüm Süreci de sıkıştırıldığı ve konu yeniden ısıtılıp önümüze getirildiği halde- değişen bir şey olmadığı için tekrar yayınlıyorum.
  Toplum olarak en büyük eksiğimiz, kendimizi başkalarının yerine koyarak anlamaya çalışma ve olayları enine boyuna düşünüp tartışarak  konuşma alışkanlığımızın olmayışıdır.
  En önemli kurumlarımız, en önemli konularda ortak bir noktada buluşamaz. Ülkemizin hayati sorunları karşısında bile iktidarın ayrı, muhalefetin ayrı tellerden çalmasının en büyük nedeni de budur.
  Adına ister “Kürt Sorunu” ister “Doğu ve Güneydoğu Sorunu” ister “PKK Sorunu” ister “Terör Sorunu”  istersek de başka bir sorun diyelim bu konudaki asıl sorun ciddiyetsizlik ve eğitimsizliktir.
  Her konuda olduğu gibi bu konuya da farklı bir açıdan baktığım için farklı noktalara dikkatinizi çekmek istiyorum.
  Yazacaklarımın tamamı, olaylara tüm içtenliğimle tarafsız bir gözle bakarak gördüklerimi tarafsız bir yürekle değerlendirmek olacak.
  Günümüze kadar yansıyan ve hala çözülemeyen bu sorunun temelinde, bu sorunu dile getirenlerin de bu sorunu çözmek için adım attıklarını veya atacaklarını söyleyenlerin de dağarcığında sorunları çözebilecek düşünceleri ve niyetlerinin olmaması yatmaktadır.
  Bunun adı duygu sömürüsüdür, oyalamadır, çarpıtmadır, aldatmacadır.
  Bunun adı ciddiyetsizliktir.
  Değişik dönemlerde sayısız kez o bölgeye gitmiş biriyim.
  İlk gidişim 1975 yılının yaz aylarıydı. Yolculuğum boyunca köylerdeki konutlara bakmaktan uyuyamamıştım. Bu evlerde insan yaşadığını düşünmek bile bana çok ürkütücü gelmişti. Ülkemizin daha farklı yerlerinde de bu tip evler görmüştüm ama bu denli değildi. En azından başka yörelerde o günün koşullarına uygun evler çoğunluktaydı.
  Birkaç gün önce o yöreye gittiğimde köy evlerini yeniden inceledim. Evlerin çoğu hala o dönemden kalma evlerdi. Deprem olunca insanların başına kolayca yıkılmayı bekleyen evler. Bence birçok il ve ilçede TOKİ aracılığıyla yapılan konutların öncelikle bu köylere yapılması gerekirdi.
  Kendimi bildim bileli o bölgede kan davaları, töre cinayetleri, berdel olayları ve başlık parası gibi sorunlar var.
  Başkasının işlediği cinayetlerin hesabını, önce gelecekleri sonra canlarıyla ödemek zorunda kalan kan davalarının tetikçileri.
  Yerine göre kendi öz anasını, öz bacısını, öz kızını töre adına öldürmeye zorlananların ve ölenlerin yaşamları.
  Duyguları dikkate alınmadan, berdel karşılığı evlendirilen sessiz kitlelerin yürek acıları.
  15 yaşlarından başlayarak duruma göre yaşıtlarına, babası yaşındakilere, hatta dedesi yaşındakilere başlık parası karşılığı satılan kadınların  gelecekleri kimin umurunda?
  O bölgede bir dönem yaygın olan hayvancılık ne oldu peki? O yörede yetişen hayvanlar nasıl yok oldu?
  Orada beslenen hayvanlar yok olunca önce et fiyatları arttı. Ardından yabancı ülkelerden canlı hayvan ve et alındı.
  Bu ticaret sonunda başımıza gelen “Deli Dana Hastalığı” da ödülümüz oldu.
  Bir arkadaşımın espri dolu yaklaşımıyla "Kafirlerin(!) elleriyle beslediği hayvanlarla dini görevlerimizi yerine getirip bayram yapar olduk."
  Bu duruma gülelim mi, ağlayalım mı?
  O yörede üretilen tereyağımız, peynirimiz neden ve kimlerin sorumsuzluğuyla yok oldu veya yok edildi?
  Ellerimizle yok ettiğimiz hayvancılığı canlandırmak için herhangi bir girişimimiz var mı
  İşsizlik ve geçim sıkıntısı nedeniyle yaşanan büyük şehirlere göç sorununu çözmek için en doğru yolun, o yöreye de yatırım yapmak ve o yöredeki şehirlerin de büyüyüp gelişmesinin yolunu açmak olduğunu ne zaman anlayacağız?
  Son günlerde, deprem korkusuyla başka illere yapılan göçlerle ilgili ne tür önlemler aldık veya alacağız? Onu da bilmiyoruz.
  Doğu ve Güneydoğu Bölgemizin çeşitli illerinden öğrencilerim ve tanıdıklarım var. Her birine bir dokununca bin ah işitiyorsunuz. Hemen hemen hepsi o yörede çalışan bir kısım kamu görevlileri tarafından kendilerine veya kimi yakınlarına “pis Kürt” diye hakaret edildiğini anlatıyor.
  “pis Kürt” diyen kamu görevlilerinin yurdumuzun değişik yörelerinde yaşayan insanlarımıza da “pis Arap” ,“pis Laz” , “pis köylü”, “ pis Yörük”  gibi hakaretler edecek kadar insanlıktan ırak olduğunu bilmiyorlar. Tıpkı Diyarbakır Cezaevi’nde yatanlara insanlık dışı işkenceler yapan veya yaptıran zihniyetin aynı işkenceleri Mamak ve Metris gibi yerlerde de sürdürdüklerini bilmedikleri gibi….
  1980’li yıllarda en büyük sorun Kürtçe konuşma ve konulan Kürtçe isimlerdi.
  Soruna, sonradan ne kadar saçma olduğu her haliyle ortaya çıkan ve kaldırılan “Kürtçe Yasağı”  da diyebiliriz.
  Bir canlının ana dilini yasaklamak hangi mantıkla açıklanabilir. Farklı hayvanların bile farklı dilleri olduğu halde insanların konuştuğu dili yasaklamak ancak ve yalnız “Kenan Evren Mantığı” ile açıklanabilir herhalde.
  Bir insanın ana dilini konuşması kadar doğal bir şey olabilir mi? Kenan Evren ve ekibine göre olabilir. Kenan Evren gibi düşünenlere göre de olabilir.
  Bir dönem gazetelerde günlerce yayınlanan haberlere göre “Kürtçe konuştu diye Mardin’in köylerinde insanlara insan dışkısı yediren” kraldan çok kralcı olmak için  insanlıktan nasibini alamamış insan bozuntuları bu düşüncenin ürünüydü işte.
  Bir insanın, sorunlarını en iyi anlattığı dil en iyi bildiği dildir. Ülkemizde yaşayan insanların bir bölümü okuma-yazma ve ana dili dışında dil bilmiyor.
  Bu yüzden ülkemizde yaşayan her insana resmi dilimizi tam anlamıyla öğretemiyorsak insan haklarının gereği olarak kendisini en iyi ifade edebileceği dili kullanmasına izin vermek için yasal düzenlemeler yapmak zorundayız.
  “Ana Dilde Eğitim Sorunu” dediklerinde ilk aklıma gelen soru “Baba dilde doğru dürüst bir eğitim sistemimiz var mı da anadilde eğitim olsun?” olur.
  Ana dilde eğitim istemek de bunun yolunu açmak veya kapamak da beni aşar elbette.
  Benim için önce ezbere dayalı olmayan, öğrencilerin yapıcı ve yaratıcı yönlerini geliştirmeye yönelik, bilimsel araştırmaların desteklendiği çağdaş  uygarlık yolunda yürümemizin önünü açacak bir eğitim sistemimiz olsun da hangi dilde olursa olsun.
  Ben -kendi payıma- böyle bir eğitimin önü açıldığında dünyanın bütün dillerini öğrenmeye razıyım.
  Yoksulluk, yolsuzluk, işsizlik, saygısızlık başta olmak üzere tüm kötülüklerin altında yatan temel neden eğitimsizlik ve ciddiyetsizliktir çünkü.
  Siz o bölgenin ve o bölge insanının sorunlarını veya bu sorunları çözeceğini dile getirenlerin bu konudaki çözüm yollarını gördünüz mü?
  Bu konuda herhangi bir söylemlerini duydunuz mu? Herhangi bir çalışmalarını biliyor musunuz?
  Ben görmedim, duymadım, bilmiyorum.
  Bu sorunun, hem bir an önce en doğru şekilde çözülmesi hem de akan kanların ve gözyaşlarının bir an önce son bulması dileğiyle...




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 




 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA