14 Nisan 2026 Salı

11:38   PAZAR TEZGAHıNDA "BIBER" YANGıNı: 3 LIRALıK ÜRÜN NASıL 120 LIRA OLDU? ESNAFıN İSYANı SERT!   10:24   KEMAL OKUYAN’DAN ’AYDıN’ ÇıKıŞı: ’KONFOR ALANıNDAN ÇıKıN, SERT HESAPLAŞMA DÖNEMI BAŞLADı!’   09:40   ABD’DE ’MESIH’ KRIZI! TRUMP O PAYLAŞıMı SILDI: ’BEN ONU DOKTOR SANMıŞTıM’   09:20   MERSIN’DE ‘BIYOMARATON’ BAŞLADı: DENIZ CANLıLARıNı KEŞFETMEK İÇIN TELEFONUNU AL GEL!   23:58   MERSIN’IN ‘MARKA ŞEHIR’ ROTASı ÇIZILDI: BAŞKAN SEÇER’DEN ANKARA’YA GÜÇ BIRLIĞI ÇAĞRıSı!   23:57   SUSUZLUK VE İKLIM KRIZIYLE MÜCADELEDE TARSUS MODELI: AVRUPA BIRLIĞI PROJESINE ONAY ÇıKTı   23:52   TOROSLAR’DA EDEBIYAT RÜZGARı: OKUMA SALONLARı KÜLTÜR YUVASıNA DÖNÜŞÜYOR!   20:56   MERSIN LIMANı’NDA BÜYÜK BAŞARı AMA MIP’YE TEPKI SERT: ’KEYFI UYGULAMALAR İHRACATÇıYı ZORLUYOR!’   20:44   MERSIN’DE ADALETLE GEÇEN YARıM ASıR: DUAYEN HUKUKÇULARA GÖRKEMLI ONUR GECESI!   20:32   MERSIN’DE ‘VAHAP SEÇER’ MODELI: BORÇLAR SıFıRLANDı, DEV PROJELER İÇIN DÜĞMEYE BASıLDı!   17:50   AKDENIZ BELEDIYE SPOR ZIRVEYI KIMSEYE BıRAKMıYOR   17:50   AKDENIZ BELEDIYE SPOR ZIRVEYI KIMSEYE BıRAKMıYOR   17:35   MERSIN’IN KADıN VIZYONU TÜRKIYE’YE ÖRNEK OLDU: 25 BELEDIYE ‘EŞITLIK’ İÇIN EL ELE VERIYOR!   17:15   DR. MÜZEYYEN ŞEVKIN’DEN HADıRLı’DA İLHAM VEREN ÇıKıŞ: ’BAŞARı BIR MÜCADELE AZMIDIR!’   17:14   "İBB SORUŞTURMASı" KAPSAMıNDA YAKLAŞıK 1 YıLDıR TUTUKLU OLANLARıN AILELERINDEN TEPKI: "NASıL GÖZALTı VE TUTUKLAMA HıZLı ŞEKILDE YAPıLDıYSA, SONUCUNUN DA HıZLı OLMASıNı BEKLIYORUZ"   15:52   HÜSAMETTIN CINDORUK SON YOLCULUĞUNA UĞURLANıYOR... CINDORUK IÇIN TEŞVIKIYE CAMISI’NDE CENAZE NAMAZı KıLıNDı   15:52   HÜSAMETTIN CINDORUK SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDı... ÖZGÜR ÖZEL: “BILGELIĞINDEN VE SIYASETE YÖNELIK DEĞERLENDIRMELERINDEN HER ZAMAN ISTIFADE ETTIK”   15:50   AİHM, EKREM İMAMOĞLU BAŞVURUSUNU CIDDI BULDU, TÜRKIYE’DEN 6 SORUYA YANıT ISTEDI   15:42   CHP’LI GÜLCAN KıŞ: “DAHA YıLıN ILK ÇEYREĞINDE VERILEN ZAMMıN YÜZDE 82’SI YOK OLDU”   13:48   TARSUS BELEDIYESI’NE PORTAKAL ÇIÇEĞI FESTIVALI’NDE ÖDÜL  
 
     
 
 
image

Okunma : 1780  Tarih : 18.02.2026  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Ramazan KARA

Kardeşimin Doğum Günü

 

  

KARDEŞİMİN DOĞUM GÜNÜ
  19 Şubat, rahmetli kardeşim İsmail’in doğum günü.
  Sevdiklerimizi toprağa verince, onlarla ilgili her özel gün ve anı, ayrılık acımızı daha yoğun yaşamamıza neden oluyor.
  Ben de, şu anda, o moddayım.
  Şimdiye kadar, kardeşim ile ilgili olarak aramızdan ayrıldığı gün yazdım.
  Bugün de -O’nun doğum günü olmasına karşın- ölümü ile ilgili yazmak geldi içimden.
  Yazıma, 2024 yılının yaz aylarında yaşadığım bir olayı anlatarak başlayacağım:
  Kızım, bağlama dersi almak istediği için –Mersin’de bulunan- Bengi Müzik Atölyesi’ne gitmiştik.
  Oranın sahibi Nurettin Tuncel Bey ile uzun zamandır tanıştığımız için bağlama çalıp türküler söyledik.
  O zamana kadar hiç tanımadığım emekli öğretmen Ersin Yalçın da oradaydı. Ersin Bey, hoş sohbet biri olduğu için konuşmaya başlayınca, Kayserili olduğunu da öğrendim.
  Bağlama çalan bir Kayserili ile sohbet edince, doğal olarak –Ezginin Günlüğü’nün kurucusu olan- Sevgili Nadir Göktürk’ün, kardeşim için yazdığı “Unutamadık İsmail’I, acısı yüreğimizde, sesi türkülerimizde, bağlamalarımızda eli” dizeleri aklıma gelince, Ersin Bey’e “Aradan yıllar geçtiği halde, o zaman haberin olduysa belki anımsarın, 31 Ağustos 1978’de, Kayseri’de vurularak katledilen İsmail Kara, benim kardeşim olur” dediğim anda, hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı ve 9-10 dakika sonra kendine gelebilecek kadar çok ağladı.
  Başta ben ve kızım olmak üzere, orada bulunan herkes, ne olduğunu bilmeden duygusal anlar yaşadık.
  Meğer, Ersin Bey ve kardeşi Tahsin, kardeşimin çok yakın arkadaşlarıymış ve kardeşim, konser için Kayseri’ye gittiğinde onların evinde kalırmış.
  Ersin Bey, kendine gelince, eşi Sema Hanım’ın da kardeşimi çok iyi tanıdığını öğrendik.
  Telefon numaralarımızı aldık ve ailecek bir araya geldik.
  O gün, Sema Hanım, kardeşim katledildiğinde, Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan haberin ve okul arkadaşlarının verdiği ölüm ilanının küpürlerini bize verince, birkaç gün önce Ersin Bey ile yaşadığımız duygusal anları yeniden yaşadık.
  6 Eylül 2025’te; 31 Ağustos 1978 günü, bizden koparılan kardeşimin vurulduğu yere -Kayseri'ye- gittim
  Kardeşim vurulduktan birkaç gün sonra oraya gittiğimde, bir adam "Şah damarından vurulduğu ve oluk  oluk kan aktığı halde hiç ses çıkarmayacak kadar gururulu ve dayanıklıydı. Ben, böyle bir şeye daha önce tanık olmadım" demişti.
  2025’te gittiğimde, olayın canlı tanığı olan bir adama, o anı anlattığımda "Şah damarından akan kan artezyen gibi fışkırdığı halde dayandı, bağırmadı ama kurtulamadı. Ne istediler, gencecik çocuktan. 17 yaşında ve Antalyalı olduğunu öğrendik. Vuranlar, Allah'ın huzurunda hesap verir inşallah. Ne istemişler, gencecik çocuktan. 17 yaşındaymış. Daha reşit bile değilmiş. O akşam, Kadir Gecesi olduğu için kardeşin ve ailesi olan sizin için dua ettim" deyince o anda, dilim damağım kuruduğu ve sanki damalarımdaki kan çekilmiş gibi olduğum için “Allah razı oldun. Çok teşekkür ederim” diyebildim.
  Kardeşim, söylediği bir türküde "Gözyaşın gelirse içine akıt ama namussuza bildirme anam" sözleri geçiyordu.
  Kendisi de, o durumda; gözyaşını içine akıtmış, acısını yüreğine gömmüş demek ki.
  Kayseri, Kazancılar Çarşısı’nda, kardeşimin can verdiği yerde dakikalarca ağladım.
  Oraya gidince -tahmin edebileceğiniz gibi- çok büyük bir ruhsal çöküntü de yaşadım ve yüreğimde, 47 yıl önce, bizden koparılan kardeşimin acısını, o günkü haliyle tekrar tekrar hissettim.
  Kardeşim öldürüldüğünde, Halk Ozanı olan bir arkadaşı "Bir evladın değerini ancak anası bilir. Ana evladına, kuş yavrusuna, bahçivan fidanına canı kadar önem verir. Fakat girerse bahçeye bir hayvan, ezer körpe fidanları, en küçük acı duymadan. Çünkü o, fidan düşmanıdır. Kardeşimiz İsmail körpe bir fidanken, O'nu aramızdan koparanlar, o fidan düşmanı hayvanlardır. Allah, hepimize sabır versin. En çok da, O fidanı yetiştiren İsmail'in annesine" diye özetleyebileceğim bir konuşma yapmıştı.
  O konuşmanın "Girerse bahçeye, bir hayvan... " diye başlayan bölümü aklıma tekrar geldi ve gözlerim doldu.
  Yazıklar olsun, fidan düşmanı ve katil hayvanlara, yazıklar olsun.
  İnsan, öylesi durumlarda, geçmişte yaşanan olayları, daha hızlı anımsıyor ve daha yoğun yaşıyor.
  Ben de öyle bir moda girdiğim için önce, 2 Eylül 1977’de öldürülen Hasan Kızılkaya’yı ve kardeşimin, Hasan’ın ardından yaktığı türküyü anımsadım. Sonra, kardeşimin, Hasan’dan yaklaşık olarak 1 yıl sonra 31.Ağustos 1978’de katledilişini…
  Hasan ile 2 kez, birkaç dakikalık kısa sürelerle ben de görüşmüştüm.
  İlk dikkatimi çeken şey, benden bile yaşça büyük olan Hasan ile kardeşimin, yaşıtmış gibi sohbet etmeleri oldu.
  Kardeşim, Hasan’a “Hasan Hüseyin” Hasan de kardeşime “Kara” diye hitabediyordu.
  İlk görüşmemizden sonra, Hasan’ın yanından ayrılınca kardeşime “Senden, yaşça o kadar büyük olan adamla adını söyleyerek konuşmaya utanmıyor musun?” diye fırça çektiğimde “O’nun adı Hasan ama ben O’na, hemşehrimiz olduğu ve çok sevdiğim için ‘Hasan Hüseyin’ O da bana ‘Kara’ ya da ‘Kara’m” demeyi seviyor. Sen, aramıza girme yani” deyince gülüşmüştük.
  Hasan’ın ölüm haberini aldığımız gün kardeşim, bağlamayı eline aldı ve “2 Eylül günü, bir haber geldi/Hasan’ım, yiğidim, Kızılkaya’m” diye türkü söylemeye başladı ve “Ölümün, Kara’yı dağlıyor şimdi/Hasan’ım Hüseyn’im , Kızılkaya’m” sözleriyle bitirdi.
  2025 yılının Ağustos ayında, Hasan Kızılkaya’nın köyüne gidip kardeşi Şerife ile tanışarak mezarını ziyaret etmiştim.
  Kayseri’ye kardeşimin, vurulduğu yere gidince, kardeşimin söylediği türkünün, o anda kaleme aldığım sözlerini anımsadım ve o sözleri andıran bir şiir yazdım.
  Yazımı, yazdığım o şiirle bitirmek istiyorum:
 
  31 Ağustos bir haber geldi,
  Hala kanar, o gün açılan yaram,
  Genç yaşta gidişin, bağrımı deldi,
  Ozan'ım, yiğidim, İsmail Kara'm,

  Acının açtığı yara, çok derin,
  Arif Sağ'a gitmiş kara haberin,
  Demiş "Yavuz Top'a da haber verin"
  Ozan'ım, yiğidim, İsmail Kara'm,

  Dediler "İsmail de, şehit oldu"
  Yüreğime, hüzün doldu, gam doldu.
  Gönlümün gülleri, sarardı, soldu,
  Ozan'ım, yiğidim, İsmail Kara'm,

  Sen gideli, ne diriyim, ne sağım,
  Aldığım nefesle kalmadı bağım,
  Kurudu ırmağım, devrildi dağım,
  Ozan'ım, yiğidim, İsmail Kara'm,

  Güçlü anam, her gün ağlıyor şimdi,
  Al giyip karalar bağlıyor şimdi,
  Gidişin, bizleri dağlıyor şimdi,
  Ozan'ım, yiğidim, İsmail Kara'm,

  Yokluğun, bizlere olsa da yara,
  Dayanıyoruz biz tüm acılara,
  Diyor, ağabeyin Ramazan Kara:
  Ozan’ım, yiğidim, İsmail Kara’m.
 
 




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 



  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA