28 Nisan 2026 Salı

16:24   KARS-GÜMRÜ DEMIRYOLUNUN FAALIYET GEÇIRILMESI AMACıYLA OLUŞTURULAN TÜRKIYE-ERMENISTAN ORTAK ÇALıŞMA GRUBU TOPLANTıSı YAPıLDı   16:23   ERKAN BAŞ: MADENCILERIN EKMEĞI VE ÜLKEMIZIN ONURU IÇIN HAFTALARDıR SÜRDÜRDÜĞÜ BU MÜCADELE, TÜM TÜRKIYE’NIN MESELESI OLDU   16:22   CHP KEÇIÖREN İLÇE BAŞKANLıĞı’NA YAPıLAN TAŞLı SALDıRı... İL BAŞKAN VEKILI YÜKSEL IŞıK: "BÜTÜN BU ABLUKALARıN, OPERASYONLARıN HEPSINE GERI ADıM ATTıRACAĞıZ"   16:21   CHP GRUP TOPLANTıSı... ÖZGÜR ÖZEL: "CUMHURIYETI CUMHURIYET YAPAN BÜTÜN BU KURUMLARı SATTıLAR VE O PARAYı BU YıL FAIZE ÖDÜYORLAR"   16:20   CHP GRUP TOPLANTıSı... ÖZGÜR ÖZEL: "TÜRKIYE IŞÇI SıNıFıNıN ÖNÜNDE AND IÇIYORUZ KI CHP GELECEK, TÜM IŞÇILER SENDIKAL HAKLARıNA KAVUŞACAK"   16:18   İBB DAVASı’NDA 28. GÜN... İTIRAFÇı ADEM SOYTEKIN: “BEN VERDIĞIM IFADENIN HIÇBIR AŞAMASıNDA BASKıYLA YA DA ‘ŞUNU IMZALA, EVINE GIT’ GIBI BIR SÖYLEMLE KARŞıLAŞMADıM”   14:49   BM’DEN TÜRKIYE’YE UYARı: “AVUKATLAR VE INSAN HAKLARı SAVUNUCULARı SISTEMATIK OLARAK HEDEF ALıNıYOR”   14:48   SOL PARTI ÜYELERININ PANKART DAVASı ÖNCESINDE AÇıKLAMA: “LAIKLIĞI SAVUNANLAR SUSTURULMAK ISTENMEKTEDIR”   14:47   DIYARBAKıR’DA KADıN CINAYETLERINE KARŞı YÜRÜYEN ÜNIVERSITE ÖĞRENCILERI: HER ŞÜPHELI ÖLÜM, HER FAILI MEÇHUL DOSYA TITIZLIKLE ARAŞTıRıLMALı   14:45   "AZIZ İHSAN AKTAŞ SUÇ ÖRGÜTÜ" DAVASı... ADıYAMAN BELEDIYESI BAŞKANı TUTDERE’NIN AVUKATı ŞEYHO SAYA: "ARTıK ADıYAMAN HALKı DA MAĞDUR EDILMEKTEDIR"   14:40   MHP GRUP TOPLANTıSı... BAHÇELI: "NE BRÜKSEL BIZE GELDIĞIMIZ YERI GÖSTEREBILIR, NE AVRUPA BÜROKRASISI TÜRKIYE’YE YÜRÜYECEĞI YOLU TARIF EDEBILIR"   14:28   YENIŞEHIR’DE KUŞAKLAR KORTTA BULUŞTU   11:40   MEZITLI’NIN SAHADAKI GÜCÜ İKIYE KATLANDı! BAŞKAN TUNCER MÜJDEYI ANKARA’DAN VERDI   11:32   AKDENIZ’DE YOL SEFERBERLIĞI: 10 MAHALLEDE BIRDEN HUMMALı ÇALıŞMA!   11:30   MERSIN’DE EMEKLILERIN YÜZÜ GÜLÜYOR: TARSUS DOĞA PARKı’NDA MORAL DEPOLADıLAR!   16:54   GÜLISTAN DOKU SORUŞTURMASı... ESKI TUNCELI VALISI TUNCAY SONEL’IN TUTUKLULUĞUNA ITIRAZ REDDEDILDI   16:53   DORUK MADEN IŞÇILERI OTURMA EYLEMINDE: "BIZ DEVLETE MI SALDıRıYORUZ, VATAN HAINI MIYIZ, BIZIM ETRAFıMıZı KUŞATıYORSUNUZ?"   16:23   DORUK MADENCILIK IŞÇILERININ ENERJI BAKANLıĞı’NA YÜRÜYÜŞÜNE POLIS MÜDAHALE ETTI... BAŞARAN AKSU: "BAKANLAR KAVGA ETMEK ISTIYORSA BURADAYıZ"   16:19   İBB DAVASı’NDA 27. GÜN...MEHMET PEHLIVAN: "BENI KıZıMDAN AYRı TUTMANıZıN EK GEREKÇESI NEDIR?"   16:18   GÜLISTAN DOKU SORUŞTURMASı KAPSAMıNDA GÖZALTıNA ALıNAN 2 KIŞI ADLIYEYE SEVK EDILDI  
 
     
   

Kurtuluş Parkı’nda açlık grevindeki madencilere eşlerinden destek: "Eşime bir şey olsa çocuklarımın vebalini kim ödeyecek?"


Eskişehir’de faaliyet gösteren Doruk Madencilik’te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, Kurtuluş Parkı’nda sürdürdükleri açlık grevlerine devam ediyor. İşçilerin eşleri ve çocukları da alana gelerek destekte bulundu. Maden işçisinin eşi, "Bu soğukta kim ister ya buraya gelmeyi? Kim ister açlık grevine girmeyi? Benim eşime burada bir şey olsa benim çocuklarımın vebalini kim ödeyecek? Benim eşim Ramazan’ın 15’inde yarısında ücretsiz izne çıkarıldı, 12 gündür de burada. Gelince hemen işe girebilecek mi, giremeyecek mi? Parasını alabilecek mi? Belli değil. Ben bir eş olarak bana bunu düşündürmek zorunda olanları kınıyorum. Yazıklar olsun, yazıklar olsun" diye konuştu.

 

Tarih : 23 Nisan 2026 Perşembe 17:56   Okunma : 1125

Eskişehir’de faaliyet gösteren Doruk Madencilik’te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, Kurtuluş Parkı’nda haklarını talep ederek sürdürdükleri açlık grevlerine devam ediyor. Açlık grevinin 4. gününde, işçilerin eşleri ve çocukları da alana gelerek destek verdi.

ANKA Haber Ajansı’na konuşan işçi eşleri, yaşadıkları mağduriyeti anlatarak dert yandı. Eşine destek olmak için geldiğini belirten madenci eşi, şöyle konuştu:

"Televizyonda izleyenlere özellikle sesleniyorum, yaşadıklarımız şaka veya bir film değil. Bizler yıllardır bu işkencenin içerisindeyiz, biz yıllardır bu hayatı yaşıyoruz, artık son bulsun istiyoruz. Bizler aylardır evimize ekmek, aş alamayan, faturalarımızı, kiralarımızı ödeyemeyen insanlarız. Bizler artık sesimiz duyulsun istiyoruz, bu artık son bulsun. Artık bıçak kemiğe dayandı, bize alacağımızı, haklarımızı versinler. Ondan sonra Sabahattin Yıldız ne yaparsa yapmasını istiyoruz çünkü kendisi bizim başımıza gönüllü, isteyerek geldi. Bizim şirketimizi gönüllü ve isteyerek aldı. Ben size buradan soruyorum, bir insan gönüllü girdiği yere, bilerek aldığı yere neden bu işkenceyi yapar? Bizler aylardır maaşlarımızı alamıyoruz. İçeride birikmiş tazminatlarımız, haklarımız, mesailerimiz, bayram paralarımız hepsi var ama elimizde 5 kuruş paramız yok. Bizler yardıma gittiğimiz yerden yeri geldi, elimiz boş dönüyoruz çünkü kimse artık bize inanmak istemiyor ya da sürekli bu durumun içerisinde olduğumuz için millet bize yardım etmekten de sıkıldı. Faturalamalarımızı ödemekte zorluk çekiyoruz. Ben bir arkadaşımın kirasını ödeyemediği için evden çıkarıldığını biliyorum. Buradaki insanlara yazık günah değil mi? Nerede görülmüş bu kadar işçiye zulüm edildiği?

"İşçiden, madenciden tasarruf edildiği nerede görülmüş?"

Biz bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ndayız. Bayramı kutlamak gerekirken biz çocuklarımızı aldık, eşlerimizin yanında haklarımızı savunmak için buradayız. Nerede görülmüş? Bayramı kutlamamız gerekirken eşlerimizin haklarını almak için gırtlak patlatıldığı nerede görülmüş? Biz iki bayramı aç, susuz geçiriyoruz. Özellikle 2 senedir ramazan ayında ücretsiz izine çıkartılıp 5 kuruşsuz sokağa atılıyoruz. Hepinize soruyorum, insanlar ramazan ayında zekat ve fitre verir, işçinin sokağa atıldığı nerede görülmüş? Ben Sabahattin Yıldız’a buradan madenci eşi olarak sesleniyorum, zekatının, fitresini bizim eşlerimizden mi çıkarmış? Bana bunun sorusunun cevabını versin. İşçiye kalana kadar tasarrufa gidileceğini söylemiş. İşçiden, madenciden tasarruf edildiği nerede görülmüş?

"5 senedir canımıza tak etti, gerçekten canımıza tak etti"

Madenciler deprem oluyor orada, yangın oluyor orada, sel felaketi oluyor orada, madencinin el üstünde tutulması gerekirken ayaklar altına atıldığı, gözaltına alındığı nerede görülmüş? Benim eşim hangi suçu işlemiş de gözaltına alınmış? Bana bunun cevabını versinler. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, hakkını savunmanın, doğruyu söylemenin, anlatmanın suç olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Belki beni de alacaklar gözaltına, öyle bir ülkede yaşıyoruz. Doğruyu söylemeye korkar olduk artık. Versin hakkımızı, biz de uğraşmak istemiyoruz. O da uğraşmasın bizimle. Eşlerimizin hakkını versin. Bu soğukta kim ister ya buraya gelmeyi? Kim ister açlık grevine girmeyi? Benim eşime burada bir şey olsa benim çocuklarımın vebalini kim ödeyecek? Öyle iki başımızı okşamayla geçecek işler mi bunlar? Artık hayatın gerçeklerine varalım, gerçekleri görelim. Lütfen arkamızda olun. Bakın bizler bunları laf olsun diye söylemiyoruz. Gerçekten sıkıldık bu durumu yaşamaktan. 5 senedir canımıza tak etti, gerçekten canımıza tak etti. Ben eşime destek olmak için merdiven temizliklerine gidiyorum. Benim yarın temizlemem gereken bir sürü merdivenim var. Benim eşim Ramazan’ın 15’inde yarısında ücretsiz izne çıkarıldı, 12 gündür de burada. Daha da ne kadar burada kalacağı belli değil. Gelince hemen işe girebilecek mi, giremeyecek mi? Parasını alabilecek mi? Belli değil. Ben bir eş olarak bana bunu düşündürmek zorunda olanları kınıyorum. Yazıklar olsun."

"Bizim eşlerimizin emeklerini, bir kuru ekmeğin parasını versinler"

Başka bir madenci eşi de yaşadığı sıkıntılardan dert yanarak, şunları söyledi:

"O kadar çok şey var ki artık söylemekten biz bıktık ama onlar bunu duymaktan bıkmadılar. Bizim buraya gelişimizin sebebi, eşlerimizin ücretlerini versinler. Biz çocuklarımıza mevsiminde bir meyve dahi yediremez hale geldik. Bizim eşlerimizin emeklerini, bir kuru ekmeğin parasını versinler. Biz bir şey istemiyoruz. Biz eşlerimizin peşinden kalkıp buraya geldik çünkü 12 günden beri artık eşlerimizi özledik, görmek istedik. Sağ olsun getirenler bizi buraya kadar getirdi, eşlerimizi gördük. Ama yazıklar olsun diyorum, başka hiçbir şey diyemiyorum. Düğüm düğüm oluyorum. Söylemek istediğim çok şey var. Onlar bizi duymuyorlar çünkü onların yattıkları yataklar sıcacık, evleri sıcacık, önlerinde yemekleri sıcacık ama bizim evimizde bir kuru ekmek bile olmuyor.

Biz sanki dilenci gibi eşlerimizin parasını istiyoruz. Yazıklar olsun bizi bu hale getirenler. Yazıklar olsun bizi böyle aileleri buraya getirip de çocuklarımızın gözünün içine bakamıyoruz utancımızdan. Çünkü benim kızım bana takdir belgesi getirdi ve anne bana 'Ne alacaksın?' dedi. Ben ne alayım? Çünkü Selahattin midir, nedir, bizim paramızı vermediği için ben çocuğuma bir hediye bile alamadım. Yazıklar olsun diyorum başka bir şey söylemek istemiyorum."

Başka madenci eşi, "Biz de eşlerimizin hakkını savunmak için buraya geldik. Alana kadar da gitmeyeceğiz, burada direneceğiz ve buradayız. Yağmur olsun, kış olsun, güneş olsun, gitmeyeceğiz. Hakkımızı kimseye yedirmeyeceğiz" diye sitem etti.

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA