Mahmut Tanal, Üsküdar Belediyesi önünde yaptığı açıklamada, CHP'li belediyelere yönelik "yargısal faaliyetler kullanılarak siyasi operasyonlarla karşı karşıya" olduklarını ifade etti. Tanal, operasyonların hukuki değil, siyasi amaç taşıdığını, AK Parti'nin oy kaybı yaşadığını ve buna karşılık CHP'li belediyelerin uyguladığı sosyal ve insan odaklı belediyecilik anlayışıyla oylarını artırdığını ifade etti.
Machiavelli'nin "Amaca ulaşabilmek için her yol mübahtır" sözünü hatırlatan Tanal, bu anlayış doğrultusunda hareket edildiğini kaydetti. Tanal, CHP'li belediyelerin itibarsızlaştırılmak istendiğini ve bu yolla siyasi kazanç elde edilmeye çalışıldığını belirtti. Tanal, şöyle konuştu:
"Bizim şu anda Üsküdar Belediye Başkanımız görevinin başında. Tüm kalemleri, odaları dolaşıyor. Ve gördüğünüz üzere, askeri darbe dönemlerinde belediye binalarının hepsinde kamu hizmeti ifa ediliyordu. Şu anda polis tarafından vatandaşın belediyeye girişleri yasaklanmış durumda. Vatandaş bu saatte gidip emlak beyannamesi vermek isterse, borcunu ödemek isterse, çevre temizlik vergisini vermek isterse ya da herhangi bir hizmet almak isterse, emniyet tarafından yasaklanmış durumda. Darbe dönemlerinde bu yaşanmadı. Kamu hizmetinde süreklilik esastır; kamu hizmetleri kesintisiz verilir.
Yani Üsküdar Belediyesi’nde vatandaşın hizmet alımı emniyet vasıtasıyla engellenmiş durumda. Benim elimde İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Mahkemesi'nin kararı var. Bu karara göre emniyet, 'gidin Üsküdar Belediyesi'nde girişi engelleyin, vatandaşın hizmet alımını yasaklayın' demiyor. 'Vatandaşın hizmet alımını engelleyin, barikatla kapatın' diyen bir karar yok. Kararda ne geçiyor? Gözaltına alınan kişilerin ev adresleri ve belediyedeki adresleri yazılı. Belediyede 'çalışma masasından arama yapın' deniyor. 'Odasında, dolabında arama yapın' deniyor. 'Masasında, çekmecelerinde arama yapın' deniyor. 'Bilgisayarında, şahsına ait olanlarda arama yapın' deniyor. Belediye ile ilgili, belediyenin kurumsal yapısına ilişkin herhangi bir ibare yok.
"Bu talimatı verenler tam kanunsuzluk halini işlemektedir"
Bir örnekle açıklayabiliriz: Nazım Akkoyun'un odasında arama yapılıyor, dolabında arama yapılıyor. Ancak onunla birlikte çalışan arkadaşların odaları, masaları ve dolapları da aranıyor. Yani mevcut kararın dışında bir arama yapılmış oluyor. Sabah 06.15'te geliniyor, diğer belediye şirketine 06.19'da giriliyor. Bunlar iyi niyetli aramalar değildir, adil aramalar değildir. Bu talimatı verenler tam kanunsuzluk halini işlemektedir. Mahkemenin vermediği bir yetkiyi polis kullanarak, vatandaşın hizmet alımını engellemiştir. Bu tamamen suçtur. Lütfen İstanbul Emniyetine, İstanbul Valiliğine ve Üsküdar Kaymakamlığına sesleniyorum: Üsküdarda vatandaşın hizmet alımı için polis barikatlarını kaldırın, vatandaşın girişini engellemeyin.
"Gözaltına alınan müteahhitlerin çoğu, önceki AKP dönemine ait müteahhitlerdir"
Çaycı nezaretinde arama yapıldığı iddiaları da vardır. Daha sonra belediye avukatı, belediye başkanı ve yardımcılarının katılımıyla arama süreci yürütülmüştür. Gözaltına alınan müteahhitlerin çoğu, önceki AKP dönemine ait müteahhitlerdir. Soruşturmanın kapsamı da dikkat çekicidir. Bu soruşturma, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 30 yıl sonra kazandığı 2024 sonrası dönemi kapsamaktadır. Eğer amaç maddi gerçeği ortaya çıkarmaksa, neden önceki AKP dönemleri soruşturma kapsamına alınmamaktadır? Bu durum, soruşturmanın siyasi olduğunu göstermektedir.
Biz bu hukuki olmayan, keyfi ve siyasi soruşturmalardan alnımızın akıyla çıkacağız. Son söz olarak: Anayasamızın hükümleri uyarınca, AKP'li belediyelere uygulanan hukuk neyse CHP'li belediyelere de aynı hukuk uygulanmalıdır. Biz kimse yargılanmasın demiyoruz, kimse soruşturulmasın demiyoruz. Biz suçta ve cezada adalet, eşitlik istiyoruz. Türkiye 81 ilden ve 973 ilçeden ibarettir. AKP'li belediyelere ayrı, CHP'li belediyelere ayrı hukuk uygulanmasına itiraz ediyoruz."