Türkiye siyasetinde taşları yerinden oynatacak tarihi bir çıkış geldi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği özel röportajda "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda çok konuşulacak radikal bir stratejiyi kamuoyuyla paylaştı. İngiltere’deki IRA ve Sinn Fein modelini örnek gösteren Bahçeli, terör örgütü PKK'nın tamamen tasfiye edilmesi amacıyla İmralı için yeni bir "fiili statü" mekanizması önerdi.
"Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" Geliyor
Bahçeli, terörün tamamen bitirilmesi noktasında yeni bir hamleye ve net bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Abdullah Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkisinin net bir şekilde görüldüğünü belirten MHP lideri, tasfiye sürecinin aksamadan tek bir merkezden yönetilebilmesi için "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" kurulmasını teklif etti.
Bahçeli, bu kritik adıma dair şu ifadeleri kullandı:
"Abdullah Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkisi ve iradesi test edilmiş ve görülmüştür. PKK’nın kurucu önderlik statüsü de sona erdiğinden, Öcalan’ın sürecin yönetimine katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak bir mekanizma oluşturulması gereği ortaya çıkmaktadır. Adı geçenin mahkumiyet hali saklı kalmak üzere bir sosyal statüyle teçhiz edilmesi, münfesih PKK ve bileşenlerinin silah bırakmalarının daha sağlıklı şekilde yürütülmesini sağlayacaktır."
Bu Bir Pazarlık Değil, Tasfiye Altyapısı
Önerilen bu yeni statünün Kürtlerin liderliği ya da etnik bir hak savunuculuğu kategorisinde olmadığının altını kalın çizgilerle çizen Bahçeli, koordinatörlüğün tamamen örgütün tasfiye süreciyle sınırlı olacağını söyledi. Bahçeli, bu adımın terör örgütüyle bir pazarlık ya da örgüte verilmiş bir taviz olmadığını, ilan edilen silah bırakma iradesinin hızlıca hayata geçirilmesi için kurulmuş bir altyapı olduğunu ifade etti.
İngiltere’deki IRA sürecinde kurulan Uluslararası Komisyon modelini (IICD) hatırlatan MHP Lideri, Öcalan’ın bu sıfatla cezaevinde kendisine sağlanacak iletişim ve lojistik imkanlarla, silah bırakma sürecindeki gecikmeleri ve dirençleri kırmada aktif rol oynayabileceğini belirtti. Ayrıca Öcalan'a doğrudan kamuoyuna olmasa da basın, akademi ve STK’lar ile temas hakkı tanınabileceğini de sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Başkanlığında Dev Komisyon!
Sürecin devlet kanadındaki yönetim mekanizması da netleşti. Bahçeli’nin planına göre, sürecin yürütülmesi ve koordinasyonu için iki büyük komisyon kurulması öngörülüyor:
-
TBMM Takip Komisyonu: Meclis Başkanı'nın oluruyla, parlamentoda temsil edilen tüm siyasi partilerden eşit katılım gözetilerek kurulacak bir takip mekanizması olacak.
-
Tasfiye, Düzenleme ve Milli Birlik Komisyonu: Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında; Adalet, İçişleri, Milli Savunma, Aile ve Sosyal Hizmetler ile Hazine ve Maliye Bakanlıklarının yanı sıra MİT Başkanlığı’ndan oluşacak üst düzey bir yapı kurulacak.
Bu komisyon bünyesinde faaliyete geçecek olan "Terörle Mücadele Devlet Koordinasyon Merkezi", hem süreci tekelden yürütecek hem de olası kara propagandalara karşı toplumu doğru bilgilendirecek bir iletişim stratejisi yönetecek.
DEM Parti'ye "Sert" Ulusallaşma Çağrısı
Siyasallaşma kavramına da açıklık getiren MHP lideri Devlet Bahçeli, bu durumun Öcalan ya da bir terör unsurunun siyasi figür haline gelmesi demek olmadığını, aksine siyasi uzantıların "Türkiyelileşmesi" anlamına geldiğini belirtti. IRA'nın siyasi kanadı Sinn Fein örneğini veren Bahçeli, DEM Parti veya gelecekte kurulacak alternatiflerin marjinal fay hatlarından sıyrılarak ülke genelinde politika üreten ulusal yapılara dönüşmesi gerektiğini vurguladı.
Bahçeli, "Terörsüz Türkiye, milli güvenlik ve asayiş meselesi olduğu kadar siyaseti sorunların çözüm alanı olarak görme vizyonudur. Bu girişim sadece PKK'nın feshedilmesiyle bitmeyecek; kucaklayıcı yeni bir anlayışın filizlenmesini sağlayacaktır" diyerek Türk milliyetçiliğinin milli birlik, uzlaşı ve demokrasiyi ana odak noktası yaptığını belirterek sözlerini noktaladı.