Türkiye siyaseti, ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yaşanan tarihi kırılma noktalarından birine İzmir’de tanıklık etti. "Mutlak butlan" kararı sonrası parti yönetiminin hukuki statüsü tartışılırken, CHP İzmir İl Örgütü’nün çağrısıyla Gündoğdu Meydanı adeta insan seline döndü. ANKA Haber Ajansı'nın aktardığı verilere göre, valilik engellemelerine karşı ayağa kalkan 100 bini aşkın İzmirli, Özgür Özel'i bağrına bastı. Seçim otobüsünün üzerinden tarihi bir manifesto açıklayan Özel, hem Cumhurbaşkanı Erdoğan'a meydan okudu hem de parti içi kördüğümü çözecek radikal formülünü ilk kez ilan etti.
Valilik Bariyerleri İzmir Öfkesini Durduramadı: "30 Bin Kişi Görmesinler İsteyenlere Cevap 100 Bin Kişiyle Verildi"
Mitingin ilk anlarında İzmir’de büyük bir kriz yaşandı. Daha önce buluşma noktası olarak ilan edilen İzmir Cumhuriyet Meydanı, sabah saat 06.00 itibarıyla Valilik talimatıyla demir bariyerlerle çevrildi ve polisin sert müdahalesiyle karşılaşıldı.
Vatandaşların engellenmesi üzerine geri adım atmayan Özgür Özel, meydanlara sığmayan yurttaşlarla omuz omuza vererek Gündoğdu Meydanı’na doğru tarihi bir yürüyüş başlattı. Cumhuriyet Bulvarı üzerinde, coşkulu kalabalığa otobüsten seslenen Özel, iktidarın İzmir’deki enerjiyi gizlemek istediğini belirterek şunları söyledi:
"10 yaşında lastik ayakkabılarımla, küçük bir valizimle geldim bu şehre. Bu şehir beni bağrına bastı, okuttu, genel başkan yaptı. Yerel seçimlerde 31 belediyenin 29'unu bize emanet ederek siz destan yazdınız. Bugün sabah Cumhuriyet Meydanı’nı bariyerle çevirmişler. ‘30 bin kişiyle meydan dolar, AK Partimiz mahcup olur, Özgür Özel'in bu fotoğrafı çekilmesin’ istemişler. O kanunsuz emri kim verdiyse söylüyorum: Siz Cumhuriyet Meydanı’nı kapattınız ama İzmir cevabını Gündoğdu'da 100 bin kişiyle verdi!"
Sokaklardaki atmosferi tarif eden Özel, "Ben bu sokaklarda gün oldu hüznü, gün oldu umudu, coşkuyu gördüm ama ilk kez bugün büyük bir öfke görüyorum. Şimdi zaman, öfkeyi umuda çevirme; bu enerjiden yeni bir yürüyüş çıkarma, ülkeyi kurtarma zamanıdır" ifadeleriyle kitleyi ateşledi.
"AK Parti Yargı Kolları CHP’yi Fiilen Kapattı: Bir Yanda Atanmışlar, Diğer Yanda Seçilmişler Var!"
Konuşmasında, mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararına ve sonrasında yaşananlara çok sert sözlerle yüklenen Özgür Özel, bu krizin asla bir "parti içi koltuk kavgası" olmadığının altını çizdi. Yaşananları doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir siyasi darbe planı olarak niteleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Bu yaşananlar CHP’nin bir iç meselesi değildir. Bunu böyle gören aldanır, milleti aldatır. Esas mesele, Tayyip Erdoğan’ın iktidarı vermemek için rakibine darbe, partisine darbe yapmasıdır. Erdoğan şöyle bir formül bulmuştur: 'Hadi bakalım, CHP’nin başına mutlak butlan, Türkiye’nin başına da mutlak sultan.' Buna izin vermeyeceğiz!
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi bir kez daha kapatılmış durumda. Tarihte darbeciler kapatmıştı, geçtiğimiz 21 Mayıs 2026’da ise Adalet ve Kalkınma Partisi, Erdoğan'ın talimatıyla çalışan AK Parti yargı kolları eliyle CHP’yi fiilen kapattı. Eğer bir partiyi üyeleri, delegeleri değil de rakip partinin genel başkanı yönetiyorsa, o parti fiilen kapanmıştır. Saray'ın talimatıyla parti iki parça haline getirildi. İki parçadan bir tanesi polis baskısıyla ele geçirilen genel merkezdeki 'atanmış CHP'dir; diğeri ise işte bu meydandaki 'seçilmiş CHP'dir!"
"Hedef Ekrem Başkanı Hapse Atıp İktidar Yürüyüşünü Durdurmak"
Özgür Özel, operasyonun asıl hedefinin CHP'nin yakaladığı iktidar ivmesi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olduğunu ileri sürdü: "Esas mesele; her hafta miting yapan, toplamda 265 kez meydanlarda rekorlar kıran, iktidara koşan bu partiyi durdurmaktır. Erdoğan’ın amacı, güçlenen bu partinin Cumhurbaşkanı adayı olan Ekrem Başkanımızı hapse atarak partiye el koymak ve CHP'yi kendisi için en avantajlı, seçimi kaybedecek bir hale sokmaktır."
Kemal Kılıçdaroğlu’na Tarihi Çağrı: "Kürsü Devrildi Altında Kaldık Ama Satmadık! Gel 2 Milyon Üyeye Soralım"
Parti içindeki meşruiyet tartışmalarını kökten bitirecek, Türk siyasi tarihinde benzeri görülmemiş bir teklifi ilk kez İzmir’den açıklayan Özgür Özel, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na doğrudan seslendi. Sürekli delege hesapları üzerinden siyaset yapılmasına tepki gösteren Özel, partinin gerçek sahibinin üyeler olduğunu belirtti:
"Ben de kızıyorum, kırılıyorum, öfkenizi anlıyorum. Ama bu işin tek bir çıkışı var. Buradan, CHP’nin amiral gemisinden, sancak gemisinden Kemal Bey’e sesleniyorum: Mademki 'delege, delege, delege' diyorsunuz; benim Kemal Bey’e önerim şudur: Gelsin, bayramdan sonraki bir-iki hafta içindeki pazar günü sandığı kuralım. Nasıl ben Ekrem Başkan'ın seçimi için tüm üyeyi davet ettiysem, iki milyon üyemize genel başkan seçtirelim.
Kemal Bey, bu öfkeyi durduracak olan şey, sandığı partinin gerçek sahiplerine götürmektir. İki milyon CHP'li genel başkanını seçsin. Eğer o sandığı koyarsanız, ben seçilmiş son genel başkan olarak çıkıp yarışacağım. Eğer seçimi benden başka birisi kazanırsa elini kaldırmayı bırak, elini öpeceğim, ömrüm boyunca da yanında gezeceğim!"
"Bu Kötülüğü Yapmayın, Partiyi Bölmeyin!"
Yıllarca Kılıçdaroğlu ile omuz omuza çalıştığını hatırlatan Özel, duygusal ve sert bir uyarıda bulundu: "Kemal Bey, yıllarca yanınızda görev yaptık. Bir gün saygıda kusur etmedik. Meclis'te 300 barbardan dayak yedik, kürsü devrildi altında kaldık ama teslim olmadık. Aday olduk, partiyi 47 yıl sonra birinci parti yaptık, 24 yıl sonra AK Parti'yi yendik. Bu kötülüğü yapmayın, partiyi bölmeyin! İktidar yürüyüşünü durdurmayın. İki milyon üyeye soralım, kimi seçerlerse hemen kurultayı yapıp onu resmi genel başkan yapalım."
"Sana Meydan Okuyorum Erdoğan! Bu Millet Sandığa Uzanan Eli Koparır"
Konuşmasının son bölümünde hedef çizgisine doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı koyan Özgür Özel, meydanı dolduran yüz binlerce vatandaşı adeta ayağa kaldırdı. Devlet kurumları ile halkın karşı karşıya getirilmemesi gerektiği konusunda iktidara sert bir uyarıda bulunan Özel, sözlerini şöyle tamamladı:
"Sana meydan okuyorum Erdoğan, sana meydan okuyorum! Biz kazanacağız, millet kazanacak. Devlet ve milleti karşı karşıya getirenlere söylüyorum: Bu millet devletini sever, verdiği görevi yapar, askere gider, evladını yollar, şehit gelir ‘Vatan sağ olsun’ der ama sandığa uzanan eli koparır atar! O yüzden bu milletin karşısına devleti dikmeyin. Kardeşimiz olan polisi bizim karşımıza dikmeyin. Millete barikat sökmez!
Bizim kazancımız bir siyasi partinin iç yarışını kazanmak değil, Atatürk’ün partisini iktidar yapmaktır. Bırakın saraylara mermer olmayı, toprak olun ki bağrınızda güller yetişsin. Sen bizim güllerimizi yetim mi sandın Erdoğan? Unvanımızı AK Parti yargısıyla aldılar ama bir şeyi hesaba katmadılar; sizi hesaba katmadılar, Türkiye'nin demokratlarını hesaba katmadılar!"
Demokrasi Cephesine Teşekkür: "Kurtuluş Yok Tek Başına"
Özgür Özel, konuşmasında kendilerine destek veren geniş halk kitlelerine ve siyasi yapılara da özel olarak teşekkür etti: "İzmir'in aslan sosyal demokratlarının yanında, butlan kararını kınayan İzmir'in bütün demokratlarına; muhafazakar demokratlarına, milliyetçi demokratlarına, Kürt, sosyalist, liberal demokratlarına teşekkür ediyorum. AK Parti yargısının açtığı yoldan işaret edilenlere değil, seçilmişlere destek veren tüm sendikalara, meslek örgütlerine teşekkür borçluyuz. Hepimiz biliyoruz ki: Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!"
Miting alanında sık sık "Mustafa Kemal'in askerleriyiz", "Direne direne kazanacağız" ve "Hükümet istifa" sloganları yükseldi. Konuşmasının bitiminde dev bir CHP flamasını sahnede dalgalandıran Özgür Özel, eşi Didem Özel ile birlikte meydanı selamladıktan sonra yoğun sevgi gösterileri altında alandan ayrıldı.