İYİ Parti tarafından düzenlenen "İyilik için Adalet" temalı Türk Hukuk Çalıştayı’na katılan Prof. Dr. Süheyl Batum, ANKA Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Kararın ardından siyasetçilerin yaptığı yorumları eleştiren Batum, Türkiye'deki hukuk sisteminin düşürüldüğü duruma isyan etti.
Batum, mahkemenin verdiği kararın hukuki hiçbir dayanağı olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Öyle şeyleri tartışıyoruz ki artık çocukların bile güleceği durumları tartışıyoruz. Ya bu nasıl tedbirdir? Sen rahat rahat Merkez Yönetim Kurulu'nu (MYK) topluyorsun, kararlar alıyorsun, belediye başkanlarını ihraç ediyorsun; kurultay denilince 'ama onu yapamayız' diyorsun. Kararı gerçekten hukuk fakültelerindeki birinci sınıf öğrencilerine vermek lazım. Neresinde yazıyor 'kurultayı yapamazsın' diye çocuklar bir karar versinler. Türkiye'de bir siyasetçinin maddeleri nasıl yorumlayabildiği ya da hiç anlamadığı ortaya çıksın."
"Dünyanın Hiçbir Yerinde İddialara Dayalı Mutlak Butlan Verilemez"
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yetki sınırlarını aştığını ve usul açısından büyük bir hata yapıldığını vurgulayan Prof. Dr. Süheyl Batum, kararın teknik boyutundaki absürtlüğü şu sözlerle özetledi:
"Hukuk açısından bunu samimiyetle söylüyorum: Utanç verici bir durum. Bir, yetki açısından Bölge Adliye Mahkemesi böyle bir karar veremez, bu hiç tartışmasız. İki, esası açısından baktığınızda dünyanın hiçbir yerinde bir hakim, başka bir davada ileri sürülen iddialara yönelik olarak 'bak iddialar çok ağır, bunlar mutlak butlan getirir' diyemez. Önce bir mahkumiyet olur, ondan sonra şekil açısından 'esaslı bir eksiklik var' dersin. Burada resmen iddialara dayalı mutlak butlan kararı veriliyor."
"Polis Zoruyla Kolundan Tutup Dışarı Atamazsın"
Mahkemenin tedbir kararının uygulanış biçimini sert bir ev tahliyesi örneğiyle eleştiren Batum, sürecin tamamen hukuk dışı ilerlediğini belirtti:
"Evin olsun, kiracını tahliye etmek iste. Mahkemeden tahliye kararı aldığın günün ertesi günü polis gelsin, demir kapıları ve camları kırarak, gaz sıkarak içeri girsin, kiracıyı kolundan tutup dışarı atsın... Böyle bir şey olabilir mi hukukta? Hayır, olmaz! En azından bir süre verilir. Hiçbir şey beklemeden 'tedbiren böyleymiş' dediler ve polis zoruyla girdiler. Buna müsaade eden bir ülkede biz buna hukuk diyoruz. Türkiye'de hukuk devleti bu duruma mı düştü?"