Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Osman Kavala kararı ve ardından gelen uluslararası tepkilere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirmelerde bulunan Uçum, ulusal yargının bağımsızlığına işaret ederek sert ifadeler kullandı.
"AİHM HİYERARŞİK BİR ÜST YARGI MERCİİ DEĞİLDİR"
Milli yargı bağımsızlığının sadece ülke içindeki güç odaklarına karşı değil, uluslararası mercilere karşı da geçerli olduğunu vurgulayan Uçum, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"AİHM de Amor da haddini bilsin! Uluslararası sözleşmeler ve merciler, ulusal yargının bağımsızlığını ve asli olma özelliğini ortadan kaldıracak veya zaafa uğratacak şekilde konumlandırılamaz. Asıl olan ulusal yetkilerdir; uluslararası düzenlemeler talidir. AİHM bir derece mahkemesi veya hiyerarşik üst yargı mercii değildir. Kararlarının hiyerarşik yargı mercilerinin kararları gibi sonuç doğurmasını bekleyenler ancak sömürge zihniyetiyle hareket edenler olabilir."
"ESASTAN KESİN BAĞLAYICILIK YOKTUR"
AİHM kararlarının hukuki niteliğine değinen Mehmet Uçum, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 311 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 375 maddelerine dikkat çekerek, ihlal kararlarının nihai yerel mahkeme kararları üzerinde doğrudan bağlayıcı etkisi bulunmadığını belirtti. Mahkemelerin AİHM kararı sonrası yeniden değerlendirme yaparken eski kararlarında direnebileceklerini ya da yeni bir hüküm kurabileceklerini ifade etti.
"AİHS'E TARAF OLMA DURUMU GÖZDEN GEÇİRİLEBİLİR"
Açıklamasında Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor’un eleştirilerine de yanıt veren Uçum, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) üyeliğini sonlandırabileceği sinyalini vererek uyarıda bulundu:
"AİHM siyasi proje kararları verdikçe Türkiye için hiçbir kıymeti kalmıyor. Belli ki Türkiye, AİHS’e taraf olma durumunu ve AİHM’e bireysel başvuru imkanını gözden geçirmeye zorlanıyor. Türkiye aleyhine siyasi hesaplarla karar verilmeye devam edilirse bu durumun kaçınılmaz hale geleceğini tüm muhataplar bilmelidir. İş bu noktaya gelirse AİHM sisteminin çöküşü de önlenemez olur."