"Üniversitelerde Liyakat ve Eşitlik Tehlikede"
CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında YÖK mevzuatına eklenen Geçici 86’ncı maddeye sert tepki gösterdi. Düzenlemenin yaş haddinden emekli olan öğretim üyelerinin yeniden sözleşmeli olarak istihdam edilmesini içerdiğini belirten Dr. Şevkin, belirli alanlara ayrıcalık tanınmasının eşitlik ve hukuki güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığını vurguladı.
Konuya ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na kapsamlı bir yazılı soru önergesi sunan Dr. Şevkin, akademide objektif kriterlerin şart olduğunu ifade etti.
“Bilim İnsanları Branşlarına Göre Ayrılamaz”
7592 sayılı Kanun’un Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini hatırlatan Dr. Şevkin, Türkiye’nin tüm bilim alanlarında yetişmiş zengin bir akademik birikime sahip olduğuna dikkat çekti. Üniversitelerin tek bir alandan ibaret olmadığını belirten CHP'li vekil, şunları söyledi:
“Mühendislik, temel bilimler, hukuk, sosyal bilimler ve daha pek çok sahada yıllarca emek vermiş değerli akademisyenlerimiz var. Bir bilim insanının yeniden görev yapıp yapamayacağına yalnızca branşı üzerinden karar verilemez. Kamu yararı ve akademik ihtiyaç doğrultusunda yapılacak değerlendirmeler tüm bilim dalları için eşit, açık ve nesnel kriterlere dayanmalıdır.”
“Subjektif Takdir Akademik Başarının Önüne Geçmemeli”
Yeniden istihdam süreçlerinde subjektif idari takdirlerin liyakatın önüne geçmemesi gerektiğini savunan Dr. Şevkin; akademisyenlerin uluslararası yayınları, projeleri, atıfları ve patentlerinin somut ölçütlerle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Şevkin, ucu açık idari kararların akademik başarıyı değersizleştireceğini ve hukuk devleti anlayışına zarar vereceğini belirtti.
Bilimsel Özgürlük Kaygısı ve Anayasa Vurgusu
Sözleşme yenileme süreçlerindeki belirsizliklerin bilim insanları üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısında bulunan Dr. Müzeyyen Şevkin, şu açıklamalarda bulundu:
“Bilim insanı araştırmasını yaparken, özgürce farklı görüşleri veya eleştirilerini dile getirirken 'sözleşmem yenilenecek mi' kaygısı taşımamalıdır. Akademik özgürlüğün teminatı öngörülebilir kurallardır. Düzenlemenin Anayasa’nın 2, 10 ve 130’uncu maddeleri yönünden kapsayıcı bir hukuki değerlendirmeye tabi tutulması ve Anayasa Mahkemesi (AYM) süreci dâhil gerekli adımların atılması büyük önem taşımaktadır.”
Üniversitelerde bilimsel özerkliğin ve liyakatın korunması gerektiğini altını çizen Şevkin, "Bilim üreten insanları kaybetmek değil, onların bilgi birikiminden ülkemiz adına maksimum düzeyde yararlanmak zorundayız" dedi.