13 Temmuz 2024 Cumartesi

15:21   DEPREMZEDE DÖNE KAYA HATAY ADLIYESI ÖNÜNDE...   14:25   DEM PARTI, SEFERBERLIK VE SAVAŞ HALI YÖNETMELIĞININ İPTALI İSTEMIYLE DANıŞTAY`DA DAVA AÇTı   13:49   CHP`DE TÜZÜK KURULTAYı HAZıRLıĞı...   13:34   ALI MAHIR BAŞARıR: “KADıNıN SOYADıNı TARTıŞMAK BILE UTANÇ MESELESI”   12:51   EĞITIM-SEN İZMIR YÖNETICISI KÖRÜKMEZ`DEN, YÖK`ÜN İKINCI ÖĞRETIMI KALDıRMASıNA TEPKI   12:45   YENIŞEHIR BELEDIYESI`NDEN TÜRKIYE MOTOSIKLET FEDERASYONU`NUN İLERI SÜRÜŞ MOTOSIKLET EĞITIMLERINE DESTEK   12:29   ÖĞRETMENLIK MESLEK KANUNU TEKLIFI`NE TEPKILER SÜRÜYOR...   12:08   GÜLCAN KıŞ: "CHP`NIN HIÇBIR MILLETVEKILI ÖĞRETMENLIK MESLEĞI KANUNU TEKLIFI`NE EVET OYU VERMEYECEKTIR"   11:57   TÜRKAN SAYLAN`ıN ADı BEŞIKTAŞ`TA YAŞADıĞı SOKAĞA VERILDI... AK PARTI GRUBU KARARA TEPKI GÖSTERDI   11:15   ÖMER FETHI GÜRER: "HIÇBIR ÖĞRETMEN YOKSULLUK SıNıRıNıN ALTıNDA MAAŞ ALMASıN"   11:12   FENOMEN NESLIHAN GÜNGEN VE EŞI İNANÇ GÜNGEN ADLIYEYE SEVK EDILDI   11:01   BIDEN ZELENSKI`YE ``PUTIN``, HARRIS`E ``TRUMP`` DEDI: ABD KONGRESI`NIN DEMOKRAT PARTILI 3 ÜYESI DAHA BIDEN`ıN YARıŞTAN ÇEKILMESINI ISTEDI   11:01   TÜRKER ATEŞ: SON BIR YıLDA BATıK KREDI KARTı BORÇLARı YÜZDE 238 ARTTı   10:42   GÖKHAN GÜNAYDıN`DAN BAKAN YUMAKLı`YA: "ORMAN YANGıNLARıNA ILIŞKIN ACIL EYLEM PLANı HAZıRLADıNıZ Mı?"   10:37   DENIZ YÜCEL: "AKP HÜKÜMETININ ARTıK HALK NEZDINDE VIZESI DOLMUŞTUR"   10:19   MERSIN BÜYÜKŞEHIR`IN DIL KULÜBÜ `HELLO MERSIN`DE YAZ KURSLARı BAŞLADı   10:07   KPSS MARATONU 14 TEMMUZ`DA BAŞLıYOR... GENEL YETENEK- GENEL KÜLTÜR OTURUMLARıNA 1 MILYON 470 BIN ADAY BAŞVURUDA BULUNDU   09:39   MERSIN BÜYÜKŞEHIR`DEN `İKLIM MERSIN TOPLANTıSı`   15:35   SREBRENITSA KATLIAMı`NıN 29`UNCU YıLı, BOSNA HERSEK`TE ANıLDı…   15:20   DEVA PARTILILERDEN TÜİK ÖNÜNDE ÇÜRÜK MEYVE-SEBZELI EYLEM...  
 
     
 
 
image

Okunma : 181  Tarih : 6.07.2024  E-Mail : bilgi@mersinerji.com

 
Salim DOĞAN

REHAVET

Salim DOĞAN                                   

Gazeteci Yazar

Kayseri Pınarbaşı

Büyük Karamanlı

             REHAVET

            Ben bu yüce milletin üstünü örten rehavetin analizini yapmak istiyorum. Nedir acaba bu insanları duyarsızlaştıran. Askeri darbeler mi, Korkular mı, ekonomik yetersizlik mi, eğitimsizlik mi, siyasi baskılar mı, Silivri sendromu mu, Türk ordusunun suskunluğumu, yargının kuşatılmışlığı mı, işsizlik mi, yoksulluk mu, cehalet mi, eğitim ve kültür aktarımının engellenmesi mi? Sanıyorum bu saydıklarımın hepsi bir rehavet sebebi olsa gerek. Korkular insanların girişimci ruhunu, öne çıkma, eleştirme, üretme, araştırma, gözlem ve savunma mekanizmasını körleştirmektedir. Ekonomik yetersizliği olan yurttaşlarımız gelecek korkusu yaşadığından, elindeki dar imkânları da kaybetme endişesiyle geri planda durmaktadır. Kredi kanalıyla ev araba sahibi olan yurttaşlarımız ekonomik ortamın bozulacağı endişesiyle ödeme güçlüğü çekme korkusu yaşayacaktır. İşte;  eğitim, ekonomik, kültür seviyesi düşük insanlar bu nedenlerden korktuğu için çabuk yönlendirilip aldatılacaktır.

            Yurt genelinde, insanların yaşam alanı kendiliğinden gruplaşmasına neden olmaktadır. Her insan kendisini özgür hissettiğinde yaşayabileceği ortamı seçecek ve oraya yerleşecektir. Yurttaşlık bilincini kazanmış insanların arasında mülkiyet, iş ortamı, etnik köken, inanç, siyasi düşünce, ailevi nedenler pek geçerli olmamaktadır. Zira özgür düşünceleri doğrultusunda yaşayacakları ortamı kendileri hazırlamaktadır. Bu türden insanlar devrimci, devingen iveğen bir çizgi izlerler. Doğdukları yerde yaşam alanı oluşturanlar ise gelenekçi, mevcut durumu, durağan olduğundan genellikle muhafazakâr bir kişilik sergilerler. Feodal yapıya sahip toplumlar ortaçağ yaşam biçiminin etkisinden kurtulamadığı için çok çabuk yönlendirilebilirler. Kullanılmaya müsait karakteristik yapıları onları hep sömürgeci dış güçlerin çekim alanı içinde hapseder. Bu durumu bilen batılı misyonerlerin sıklıkla yurdumuzun doğu bölgelerini ziyaret etmesinin başka ne anlamı olabilirdi. İşte bu nedenle mevcut durum birilerinin işine gelmektedir. Mevcut durumu devam ettirmek içinde siyasetçilerin farklı bölgelere göre farklı tutum takınmalarının nedeni de budur. Batıda yurttaşlarımıza söylenen sözler doğuda tam tersi bir kavrama dönüşmektedir. Öyleyse siyasetçilerin ya batıda söylediği yanlış ya da doğuda söylediği yanlıştır. Bu ikilem başlangıçta normalmiş gibi görünse de tamamen insanların aldatıldığı kaçınılmaz bir gerçektir.

            Türkiye Cumhuriyeti emperyalizme karşı verdiği mücadeleyi kanla kazanılmıştır. Cumhuriyet devrimleri kolay elde edilmemiştir. Türk ulusuna bu devrimler birileri tarafından bahşedilmemiştir. Türk milleti Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verdiği mücadelede emperyalizmi yenerek kurmuştur cumhuriyeti. Bu savaşım sonucunda atalarımızın, dedelerimizin kanı akmıştır. Öyle olur olmaz kişisel ihtirasları uğruna feda edilemeyecek kadar basit bir devlet değildir Türkiye Cumhuriyeti. Cumhuriyet ordusuyla, yargısıyla, üniversiteleriyle kurumsallaşmıştır. Bu kurumları kimileri yeniden yapılandırmaya, kendi ideolojileri doğrultusunda değiştirmeye, yorumlamaya, anlam yüklemeye kalkışmasın. Çünkü cumhuriyetin o kadar çok düşmanı var ki, bu dış düşmanların yanında iç düşmanlarda cumhuriyeti ve devrimleri etkisizleştirmek için olağanüstü çaba harcamaktadır. Hatta kimileri birinci cumhuriyeti yıktıklarını ikinci cumhuriyetini kurduklarını söylemektedirler. Bu ne idüğü belirsiz kimseler işgal ettikleri makamlardan yetkinliğin verdiği etkinlikle Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Türk milletine kin kusmaktadır.

            Cumhuriyet ve demokrasi Bindokuzyüz kırklı altmışlı yıllardan başlayarak periyodik olarak kesintiye uğramıştır. Bu durum Türk milletinde özgüven kaybına neden olmuştur. Müzminleşen baskı ve korku en çok cumhuriyet düşmanlarının işine gelmiştir. Yapılan darbelerin ardından kurulan yeni siyasi partiler bu darbelerin uzantısı olarak siyasal yaşamda yer bulabilmiştir.  Dini motiflerle süsledikleri siyasi propagandalarla Türk ulusu yönlendirilmiştir. Bir kısım siyasi oluşumlar dış güçlerden aldıkları destekle cumhuriyet devrimlerinin önünü kesmek için olağanüstü çaba sarf etmişlerdir. Bunlar yetmiyormuş gibi Amerikan emperyalizminin desteğini arkasına alan kimi partiler kendi özel ordularını kurduklarını ilan etmektedir. Cumhuriyet ve devrimlerin askeri darbelerin vesayetiyle özdeşleştirmeye kalkışmak ise utanç verici bir durumdur. Yurttaşlarımız her on yılda yaşadığı darbeler sonucunda iyice kabuğuna çekilmiş ulusunun ve yurdunun içine düştüğü tehlikelere karşı sindirilerek sesini çıkaramaz duruma düşürülmüştür. Sonunda Türk milletinde bir rehavet ortamı oluşturmuştur.  Mustafa Kemal Atatürk’e ve onun önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyetine karşı on yıllardır sürdürülen sinsice düşmanlıklar her gün bağrımıza bir hançer gibi saplanmaktadır. Ulus sessiz, suskun, şaşkın, umutsuz, kokak ve çekingen bir durumdadır.

            Emperyalizm ve uşakları kâğıttan kaplandır. Onlar varlıklarını ve etkilerini korku ortamında sürdürmektedir. Millet karşısında aslan kesilen bölücüler ve gericiler en ufak bir hareket karşısında şaşkına düşmektedir. Ulus ve yurt savunmasıyla ilgili hareketler bölücüleri ve gericileri dehşete düşürmektedir. Her fırsatta cumhuriyet ve devrim yasalarının bir vesayet rejimi olduğunu dile getirmeleri, Mustafa Kemal Atatürk’ten ve onun kurduğu cumhuriyetten ne kadar korktuklarını göstermektedir. Bu durumun cumhuriyet düşmanları üzerinde büyük bir travma yarattığı defalarca dile getirilmiştir. Yurttaşlarımız asıl bu baskı, korku imparatorlarının yalanlarını anladığı zaman kıyamet kopacak üzerindeki ölü toprağını kaldıracak, yaşadığı rehavet uykusundan uyanacak, cumhuriyet devrilerinin yeniden uygulanması için bir yurttaş olarak gereğini yapacaktır.

           

        

 

        

 




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 




 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2024 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA