CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Çankaya Belediyesi'ne yapılan operasyona ilişkin, "İstanbul’dan Ankara’ya operasyon savcıları, başsavcıları devşirenlere, yürüyüşümüzü kesintiye uğratmaya çalışanlara şunu söylüyorum. Sabah 05.30’da Hüseyin Can’a dedim ki ‘Ankara’ya programımı kesip, Tekir Yaylası’na gider özür dilerim, Adana’ya selam ederim. Ankara’ya dönerim.’ Bana dedi ki ‘Genel Başkanım siz programınıza devam edin. Siz yürümezseniz her şey durur. Siz yürüyeceksiniz.’ Onun için bizi durdurmaya çalışanlara, AK Parti yargı kollarına şunu söyleyelim. Dimdik ayaktayız. Bu da size dert olsun" dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adana programı kapsamında Pozantı ilçesindeki Akçatekir Yaylası'nı ziyaret etti. Özel'e ziyaretinde Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, görevden alınan CHP Adana İl Başkanı Anıl Tamburoğlu, CHP Adana milletvekilleri Müzeyyen Şevkin, Burhanettin Bulut, Bilal Bilici, Ayhan Barut ve Orhan Sümer, CHP Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, CHP Mersin milletvekilleri Ali Mahir Başarır ve Gülcan Kış, CHP Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, CHP Osmaniye Milletvekili Asu Kaya ile CHP'li Adana ilçe belediye başkanları eşlik etti. Görevden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın ise Özel'in programına eşlik etmemesi dikkati çekti.
Yoğun kalabalık tarafından karşılanan Özel'e, "En büyük başkan bizim başkan", "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz", "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" ve "Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek" sloganları atılarak alkış ve ıslıklarla karşılandı. Sohbet etmek ve fotoğraf çektirmek isteyen vatandaşlar nedeniyle yürüyemeyen Özel'e bir kız çocuğu çiçek takdim etti. Annesi ise Özel'e, "En güzel günler sizin olsun" dedi. Başka bir kadın da Özel'e sarılarak, "Özgürlük için Özgür'ü istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Özel'e çevredeki binalardan ve esnaftan alkışlarla destek geldi. Özel'in yanına koşarak gelen bir adam, "Ben senin için geldim buraya. Beni ihraç ettiler ama yıldıramadılar. Uyuyanlar uyansınlar. Bıçak kemiğe dayandı. Biz Özgür Özel'i istiyoruz" dedi. Yaşlı bir kadın ise Özel'e sarılarak, "İyisin değil mi? Allah sana sağlıklı ömür versin. İnşallah yolun açık olur. Böyle kalabalığı görünce çok sevindim" diye konuştu.
Bir başka kadın da "Yolunuz açık olsun" diyerek Özel'e sarıldı. Bir başka vatandaş ise Özel'in yanına gelerek kasketini Özel'e taktı. Özel'e, vatandaşlara hitabından önce çocuklar tarafından çiçek takdim edildi.
"GÜNE YİNE BİR HAKSIZLIKLA UYANDIK"
Pozantılılara hitap etmek için römorka çıkan Özel, konuşmasında şunları kaydetti:
"Bugün sabahın ilk saatlerinde, saat 05.00’te maalesef güne yine bir kötü haberle, bir haksızlıkla, bir vicdansızlıkla uyandık. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, Çankaya Köşkü’nü, partimizin binasının ve Anıtkabir’in emanet olduğu Çankaya Belediyemize, belediyemizin gencecik Başkanı Hüseyin Can Güner’e sabahın 05.30’unda operasyon yaptılar. Kendisi yurt dışındaydı, ilk tepkisi şu oldu; 'Evin yedek anahtarları şu kişide. Verin, girip evi arasınlar. Çankaya Belediyesi’nde ne kolaylık varsa sağlansın. Alnımız açık, başımız dik, verilmeyecek hesabımız yok. Öyle ‘Kaçma şüphesi’ falan demesinler. İlk uçakla Ankara’ya geliyorum’ dedi. Şunu söyleyeyim bu konuda. Yıllardır şu konuşuluyor. Ankara’da Cumhuriyet başsavcısı, başsavcı vekilleri, Ankara’daki Adalet Bakanlığı’ndan atanmış olan, mahkemelerde görev yapan savcı ve hakimler İstanbul’daki gibi değil. Yalancı tanığa, iftiracıya, değil; kanıta bakarlar. Belediyelerin nasıl denetleneceği belli. O usulün dışına çıkılmaz, haksızlık varsa göz açtırmazlar ama kimseye siyasi operasyon çekmezler. Yıllardır diğer şehirlerde olup da Ankara’da olmaması böyle konuşuluyordu. Bu dönem atamalarına dediler ki ‘Adalet Bakanı’nın ekibi geliyor. İstanbul’dan başsavcı yardımcısı Ankara’ya başsavcı atandı. Bütün başsavcı vekillerini değiştirdiler. Hepsini kendilerine yakın isimlerden yaptılar.'
"DİMDİK AYAKTAYIZ. BU DA SİZE DERT OLSUN"
Bu sabah 05.30’da ilk kez Ankara’da ne oldu? Gizli tanık oldu. Kimliği belli değil. Yüzü belli değil. Bir iftirayı atıyor, ortaya çıkmıyor. Onunla belediyemize operasyon yapıyorlar. Bunun nasıl bir siyasi operasyonu olduğu apaçık ortadadır. Buradan bu konuda son sözüm şu. İstanbul’dan Ankara’ya operasyon savcıları, başsavcıları devşirenlere, yürüyüşümüzü kesintiye uğratmaya çalışanlara şunu söylüyorum. Sabah 05.30’da Hüseyin Can’a dedim ki ‘Ankara’ya programımı kesip, Tekir Yaylası’na gider özür dilerim, Adana’ya selam ederim. Ankara’ya dönerim.’ Evladım gibidir, evladım. Bana dedi ki ‘Genel Başkanım siz programınıza devam edin. Siz yürümezseniz her şey durur. Siz yürüyeceksiniz.’ Onun için bizi durdurmaya çalışanlara, AK Parti yargı kollarına şunu söyleyelim. Dimdik ayaktayız. Bu da size dert olsun.
"ÇIKIŞ YOLU, MİLLETİMİZ VE BU BİRLİKTELİĞİ"
Adana’nın, Mersin’in çok değerli milletvekilleri yanımızda. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız yanımızda. Hep bize Yörüklerin selamını getirirlerdi. Hep ‘Tekir Yaylası sizi bekliyor, sizi özlüyor’ derlerdi. Bugün Adana ve Mersin İl Başkanlarımız ev sahipliği yaptı, Tekir Yaylası’nda sizlerle buluştuk, sizlerle kucaklaştık. Hepinize selam olsun, hepinize teşekkür ediyorum. Hiç şüphe yok ki her yönüyle zor günlerdeyiz. Bitmeyen krizlerin içindeyiz. Ekonomik kriz eskiden başlar, bir sene sürer, biterdi. Herkes önüne bakardı. Şimdi esnaf iflasta, çıkış yolu yok. Çiftçiler borçta, kartopu gibi büyüyor, çıkış yolu yok. Emekli yoksulluğu bırakın, açlık sınırının altında; çıkış yolu yok. Emeğiyle geçinenler çorbayı kaynatamıyor. Karnını doyursa kirayı ödeyemiyor. Kirayı ödese evladını doyuramıyor. Çıkış yolu yok. Bu karamsarlığa karşı söyleyeceğim bir şey var. Hepsinin çıkış yolu var. O da sizsiniz. Sizin bu birlikteliğiniz.
"SARAYDA YAPILAN O HESAPLAR BURADA BOZULUR"
Yazın ortasında bir cumartesi günü bir siyasetçiyi, bir partiyi uğradığı saldırıdan sonra… Öyle ya emekliyi aç bırakan o. İşçiyi yoksul bırakan, emeğini sömüren o. Çiftçinin hakkını vermeyen o. Esnafı borcunu ödeyemez hale getiren o. Gençlerin ümidini kıran o. Kadınları mutsuz eden, kadınları kara kara düşündüren o. Ama bir yandan da rakip partinin Cumhurbaşkanı adayını alan o. Rakip partiye operasyon çeken o. Rakip partinin başını değiştiren o. Ona söylüyorum; o hesaplar, saraylarda yapılan o hesaplar Tekir Yaylası’nda bozulur. Namusuyla çalışan, yıllarca çalışıp emekli olmuş olana sen 20 bin lira ver. Enflasyon yesin, bitirsin. 23 bin 500 lira ver. Asgari ücretliye 28 bin lira ver. Herkesi açlığın, yoksulluğun pençesinde bırak. Sonra siyasi hesaplar yap. Tekrar seçim kazan. Sana bu seçimi kazandırmayacağız. Bu emekliyi, bu emekçiyi, bu canım yörükleri, ömrü çalışmakla geçmiş, bir emekli maaşına güvenmiş bu yörükleri senin insafına bırakmayacağız. Biz Atatürk’ün partisiyiz. Onun yolundan gidenleriz. Bir şekilde bu memleketi kurtarırız.
"İL BAŞKANLARIMIZIN SUÇU, İKTİDAR YOLUNDAN SAPMAMALARI"
2023 yılında bir seçim yaşadık. Kazanmayı çok istediğimiz bir seçim kaybettik. Oradan sonra hep beraber bir muhasebe yaptık. Dedik ki ‘CHP değişirse Türkiye değişir.’ Partiyi değiştirdik. Beş ay sonra Türkiye’de seçimlere girdik. En doğru adaylarla yola çıktık. Mersin’de Vahap Başkanı, Adana’da Zeydan Başkanı sizler yeniden istediniz. Size emanet ettik. Bağrınıza bastınız. Türkiye’nin yüzde 65’ini, 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ni birinci parti yaparak kazandık. Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurulduğu günden beri ilk kez yenerek geride bıraktık. Şimdi karşı karşıya bulunduğumuz tüm saldırılar şundan… Ekrem İmamoğlu’nun suçu, dört kez üst üste Erdoğan’ın gösterdiği adayları yenmektir. Benim suçum, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapan AK Parti’yi ilk kez yenen Genel Başkan olmaktır. Saldırıya uğrayan belediye başkanlarımızın suçu, iktidar yürüyüşünde halkçı belediyecilik yapmaktır. Bugün görevden alınan il başkanlarımızın suçu, şanlı bayrağımızı taşıdıkları bugünlerde iktidar yolundan sapmamaları, korkmamaları, geri dönmemeleridir.
"HALKIN COŞKUN AKAN SELİNİN ÖNÜNDE KİMSE DURAMAZ"
Buradan hepinize söz veriyorum. Biraz önce teyzemler geldiler, sardılar. Diyorlar ki ‘Sen yürü, doğru yoldasın. Biz senin arkandayız. Duanı ediyoruz. Sana sarılıyoruz.’ Şundan emin olun. Bu iktidar yürüyüşünden asla vazgeçmeyeceğiz. Birinci mücadelemiz partimizin hukuk mücadelesini sürdürüyoruz. Partimizi geri almak istiyoruz. Ama bu süreçleri uzatarak, yargıya baskılar yaparak, operasyonlar yaparak; bu süreci uzatıp bu heyecanı, bu öfkeyi, bu mücadele ruhunu dindirmeye çalışanlar şunu bilsin. Öyle bizi durduramaz, sindiremez, söndüremezsiniz. Halkın coşkun akan selinin önünde kimse duramaz. Ant olsun ki ya bir yol bulacağız, ya bir yol açacağız. Bizimle birlikte kurulduğundan 103 yıl sonra bir Kurtuluş Savaşı’na var mısınız? Memleketi yeniden kurtarmaya, demokrasiyi yeniden kurmaya, Cumhuriyet’in en büyük kazanımı sandığa sonuna kadar sahip çıkmaya var mısınız? Bu iktidar yürüyüşünde yan yana duracak mıyız? Kol kola girecek miyiz? Bugün olduğu gibi sonuna kadar iktidara yürüyecek miyiz? O zaman yolunuz açık olsun, yolumuz açık olsun. Biz kazanacağız."
Özel'e konuşmasından sonra bir çocuk tarafından çiçek takdim edildi.