Türkiye'de artan yaşam pahalılığı ve enflasyon, vatandaşların bankalara olan bağımlılığını her geçen gün artırıyor. Yılbaşından bu yana tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı borçlarında yaşanan devasa artış, ekonomik tabloyu net bir şekilde ortaya koydu.
Borç Yükü 7 Trilyon Lirayı Aştı
2026 yılının başında 6 trilyon 103 milyar lira seviyesinde olan vatandaşların toplam banka borcu, 24 Temmuz haftası itibarıyla 7 trilyon 146 milyar liraya fırladı. Sadece yılbaşından bu yana yaşanan borç artışı 1 trilyon 43 milyar lira olarak kayıtlara geçti.
Tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı özelindeki borçlar ise 5 trilyon 728 milyar liradan 6 trilyon 677 milyar liraya yükseldi.
Takipteki Borçlar ve İcra Dosyalarında Korkutan Artış
Gelir artışının hayat pahalılığının gerisinde kalması, ödenemeyen borç miktarını da katladı:
-
Takibe Düşen Borç: 242 milyar liradan 337 milyar liraya yükseldi.
-
Varlık Yönetim Şirketlerine Devredilen Borç: 132 milyar liraya ulaştı.
-
İcra Dairelerindeki Dosya Sayısı: 31 Ağustos itibarıyla 25 milyon 793 bin 379'a çıktı. Yılbaşından bu yana gelen yeni dosya sayısı 5 milyon 936 bini aştı.
Milyonlarca Kişi İlk Kez Borçlandı
Bireysel kredi kullanan kişi sayısı son bir yılda 1 milyon 900 bin artarak 44 milyon 300 bin kişiye dayandı. Kişi başı ortalama kredi bakiyesi ise 153 bin TL seviyesine ulaştı.
Yılın ilk 5 ayında finansal sisteme ilk kez dahil olan vatandaşların dağılımı ise dikkat çekti:
-
973 bin kişi ilk kez Kredili Mevduat Hesabı (KMH) kullandı.
-
855 bin kişi ilk kez kredi kartı sahibi oldu.
-
584 bin kişi ilk kez tüketici kredisi çekti.
"Finansman Artık Yatırım Değil, Yaşam Mücadelesi İçin"
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ömer Fethi Gürer, borçlanmadaki yükselişin bir refah göstergesi olmadığını belirtti:
"Vatandaş borçlanarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Gelir artışı yaşam pahalılığının çok gerisinde kaldığı için insanlar kredi kartı ve KMH'ye yönelmek zorunda kalıyor. Banka finansmanı artık yatırımın değil, mutfağın ve temel ihtiyaçların aracı haline geldi."