Silivri’de 99. Gün: Özgür Özel Duruşmayı Yerinde Takip Etti
İstanbul 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de yürütülen ve aralarında tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 436 sanıklı davanın 99. gününde hareketli saatler yaşandı. Duruşmayı yerinde takip etmek üzere adliye binasına gelen YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak gündeme dair kritik değerlendirmelerde bulundu.
İmamoğlu'nun savunma yapmaya başladığı süreçte yaşanan gelişmelere dikkat çeken Özel, yaklaşık 1,5 yıldır sürdürülen iddiaların ve oluşturulan algıların iddianame ile çöktüğünü ifade etti.
"Yargılanmak İçin Değil, Yargılamak İçin Bekliyorduk"
Aylardır iddianamenin çıkmasını beklediklerini belirten Özgür Özel, ortaya konulan suçlamaların altının boş çıktığını vurguladı:
"Biz o iddianameyi haklılığımızı kanıtlamak, yargılanmak için değil yargılamak için beklediğimizi defalarca söyledik. İddianame açıklandı ve ortada atılan iftiraların hiçbiri yok. Altı aydır süren yargılamada nihayet savunma hakkı kullanılmaya başlandı. Ancak bakıyoruz ki merkez medya ve yandaş basın bu savunmayı tamamen görmezden geliyor."
Yayın Kısıtlamalarına Sert Tepki: "Mesaj Nettir"
Savunma gününde muhalefetin sesini duyuran kanallara yönelik adımları eleştiren Özel, zamanlamanın manidar olduğunu savundu:
-
Zamanlama Vurgusu: Ekrem İmamoğlu'nun savunma kürsüsüne çıkmasından kısa süre önce alınan kapatma/yayın kararlarını eleştiren Özel, "Attıkları iftiraların altını dolduramadılar ve bu durumun kamuoyu tarafından duyulmasını istemiyorlar" dedi.
-
Halkın Haber Alma Hakkı: Susturulmaya çalışılanın sadece bir yayın organı değil, doğrudan halkın haber alma özgürlüğü olduğunu ifade eden Özel, en çok izlenen kanalların engellenmesiyle gerçeğin üzerinin örtülmek istendiğini belirtti.
"Siyasi Hareketi Aday sızlaştırma ve Lidersizleştirme Çabası"
Sürecin sadece tek bir olaydan ibaret olmadığını, daha geniş bir siyasi stratejinin parçası olduğunu öne süren YENİ Parti Lideri, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
"Bugün içeride savunma yapan isim, milyonların sandık başında iradesini teslim ettiği bir isimdir. Karşı karşıya olduğumuz tablo; bir siyasi hareketi adaysızlaştırma, lidersizleştirme ve nihayetinde sessizleştirme çabasıdır. Adayımız içeride, partimize yönelik adımlar atılıyor ve sesimizi duyuran kanallar susturulmaya çalışılıyor. Yapılan tüm bu işlemler Türkiye’nin geleceğini karartmaya yöneliktir."
"Bu Millet Sandığa El Uzatanın O Elini Kırar"
Demokrasi mücadelesinden asla geri adım atmayacaklarının altını çizen Özel, iktidara sandık uyarısında bulunarak konuşmasını tamamladı:
"Kimse moralini bozmasın, asla teslim olmayacağız. Birileri televizyon kapatarak, parti kapatarak ya da aday tutuklayarak 86 milyonluk bu ülkenin iradesine ipotek koyamaz. O irade bir demokrasi dalgası olur ve günü geldiğinde her şeyi önüne katar. Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet’in en büyük kazanımı sandıktır. Bu millet her şeyini verir ama sandığa el uzatıldığında o eli hep kırdı, yine kıracaktır. Ödememiz gereken bedel neyse ödemeye ve dimdik ayakta durmaya devam edeceğiz."
Gündemdeki fon tartışmalarına da değinen Özel, konunun takipçisi olmaya devam edeceklerini ve Meclis dâhil tüm platformlarda sürecin üstünün örtülmesine izin vermeyeceklerini sözlerine ekledi.